Kayıt Ol Giriş Yap

Ödeme Emrine İtiraz Sonrası Yol Seçimi: İtirazın İptali Davası mı, İcra Mahkemesinde Kaldırma mı?

İcra ve İflas Hukuku· 10 dk okuma

Ödeme emrine itiraz eden borçluya karşı alacaklı, elindeki belgenin niteliğine ve itirazın türüne göre ya genel mahkemede itirazın iptali davası açar ya da icra mahkemesinden itirazın kesin veya geçici kaldırılmasını ister. Bu yazı iki yolun süre, merci, ispat, tazminat ve hak kaybı risklerini İİK hükümleri ve Yargıtay ile Uyuşmazlık Mahkemesi kararları ışığında karşılaştırıyor.

İlamsız takipte borçlunun süresinde yaptığı itiraz takibi durdurur ve alacaklıyı bir yol ayrımına getirir: Ya genel mahkemede alacağın varlığını genel hükümlere göre ispat ederek itirazın iptalini dava edecek ya da takip hukukunun içinde kalarak icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyecektir. Seçim yalnızca hız meselesi değildir; elinizdeki belgenin niteliği, borçlunun itirazının içeriği (borca mı, imzaya mı), süreler ve tazminat riski seçimi doğrudan belirler. Yanlış yolu seçmek ya da süreyi kaçırmak, bazı durumlarda aynı alacak için yeniden ilamsız takip yapılamaması gibi ağır sonuçlar doğurur.

Önce borçlunun itirazını doğru okuyun

Yol seçimi, borçlunun itiraz dilekçesinin analiziyle başlar. İİK m. 62 uyarınca itiraz, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde dilekçeyle veya sözlü olarak icra dairesine bildirilir ve itiraz, alacaklının yatırdığı avanstan karşılanarak üç gün içinde muhtırayla alacaklıya tebliğ edilir. Alacaklı açısından tüm sürelerin başlangıcı bu tebliğdir.

İtiraz incelenirken şu noktalar kontrol edilmelidir:

  • Kısmi itiraz: İİK m. 62'ye göre borcun bir kısmına itiraz eden borçlu, o kısmın cihet ve miktarını açıkça göstermek zorundadır; aksi takdirde itiraz edilmemiş sayılır. Miktar belirtilmeyen “kısmi” itirazlarda önce icra dairesinden takibin devamını talep etmek, dava açmaktan daha isabetli olabilir.
  • İmza itirazı: Borçlu takibin dayanağı senetteki imzayı reddediyorsa bunu itirazında ayrıca ve açıkça beyan etmelidir; aksi hâlde icra takibi yönünden imzayı kabul etmiş sayılır (İİK m. 62; ödeme emrindeki ihtar için İİK m. 60). Genel bir “borca ve tüm ferilerine itiraz ediyorum” ifadesi imza itirazı sayılmaz.
  • Süre: Yedi günlük süre geçtikten sonra yapılan itiraz takibi durdurmaz; bu durumda itirazın iptali veya kaldırılması yoluna gitmek yerine takibin devamı talep edilir.
  • Adres: Borçlu veya vekili, itirazla birlikte yurt içinde bir adres bildirmek zorundadır (İİK m. 62). Dava ve icra mahkemesi tebligatlarında bu adres esas alınır.

Üç yolun karşılaştırması

Yargıtay İBBGK E.2021/1 K.2022/3 (03.06.2022) sayılı kararında da vurgulandığı üzere itirazın kaldırılması, itirazın kesin olarak kaldırılması ve itirazın geçici olarak kaldırılması olmak üzere ikiye ayrılır; borca itirazda kesin kaldırma, imzaya itirazda geçici kaldırma yoluna başvurulur. Aynı kararda, itirazın kaldırılmasının ilamsız icra prosedürü içinde devamı sağlayan ve dava niteliği taşımayan bir yol olduğu, itirazın iptalinin ise genel hükümlere göre bakılan bir dava olduğu belirtilmiştir.

Ölçütİtirazın iptaliİtirazın kesin kaldırılmasıİtirazın geçici kaldırılması
DayanakİİK m. 67İİK m. 68İİK m. 60, m. 69
MerciGenel mahkemeİcra mahkemesiİcra mahkemesi
Süreİtirazın tebliğinden itibaren 1 yılİtirazın tebliğinden itibaren 6 ayİmza itirazına karşı başvurulur
Belge şartıYok; her türlü delilİİK m. 68/1'de sayılan nitelikli belgeİmzaya dayalı senet
SonuçMaddi hukuka ilişkin hükümTakip devam ederBorçlunun borçtan kurtulma davası hakkı doğar
TazminatAsgari %20 icra inkâr / kötü niyet tazminatıTakip hukuku hükümlerine göreBorçtan kurtulma davasında asgari %20

İtirazın iptali davası

Süre ve niteliği

İİK m. 67/1'e göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Yargıtay İBBGK E.2021/1 K.2022/3 (03.06.2022) sayılı kararında, bir yıllık sürenin de altı aylık kaldırma süresinin de borçlunun itirazının alacaklıya, varsa vekiline tebliğinden başladığı ve hak düşürücü nitelikte olup hâkim tarafından resen gözetileceği açıkça belirtilmiştir. Süre hesabında itiraz dilekçesinin icra dairesine verildiği tarih değil, alacaklı tarafa tebliğ tarihi esas alınmalıdır; tebligat yapılmamışsa süre işlemeye başlamaz.

Süreyi kaçıran alacaklı

Bir yıllık süreyi geçiren alacaklının genel hükümler dairesinde alacağını dava etme hakkı saklıdır (İİK m. 67). Ancak bu durumda açılan dava eda davasıdır; mevcut takip canlandırılamaz ve itirazın iptali davasına özgü icra inkâr tazminatı istenemez. Dilekçede talep sonucunun doğru kurulması (itirazın iptali ve takibin devamı yerine alacağın tahsili) bu nedenle önemlidir.

Görev: idare aleyhine takiplerde adli yargı

İdare aleyhine başlatılan ilamsız takiplerde, idarenin ödeme emrine itirazı üzerine açılan itirazın iptali davalarında görevli yargı yolu tartışması Uyuşmazlık Mahkemesi önüne sıklıkla gelmiştir. Sigortacının trafik kazası nedeniyle ödediği hasar bedelinin rücuen tahsili için başlatılan takiplerde Uyuşmazlık Mahkemesi E.2018/732 K.2018/781 (26.11.2018), Uyuşmazlık Mahkemesi E.2019/260 K.2019/343 (29.04.2019) ve Uyuşmazlık Mahkemesi E.2019/455 K.2019/607 (30.09.2019) sayılı kararlarında adli yargının görevli olduğuna hükmetmiştir. Belediyeye ödenen ifraz bedelinin iadesi için başlatılan takipte idarenin itirazı üzerine açılan itirazın iptali davasında da Uyuşmazlık Mahkemesi E.2019/511 K.2019/609 (30.09.2019) sayılı kararıyla adli yargıyı görevli bulmuştur. Bu kararların ortak çıkışı, itirazın iptali davasının İİK'nın ilamsız takip sistemine bağlı bir dava olmasıdır; dolayısıyla davalı idare olsa bile davanın idari yargıda açılması görev itirazı ve zaman kaybı riski taşır.

İspat ve tazminat

İtirazın iptalinde ispat yükü, alacağın varlığı bakımından alacaklıdadır ve her türlü delil kullanılabilir; nitelikli belge şartı yoktur. Bu, elinde yalnızca fatura, cari hesap kayıtları, yazışmalar veya tanık delili bulunan alacaklı için tek etkili yoldur.

İİK m. 67/2 uyarınca davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu, takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı, karşı tarafın talebi üzerine, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir. Tazminat talep şartına bağlıdır; dava dilekçesinde açıkça istenmelidir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise borçlu aleyhine tazminat, kötü niyetin sübutuna bağlıdır. 6352 sayılı Kanunla eklenen fıkra gereği icra inkâr tazminatı ve kötü niyet tazminatının tespitinde takip talebi veya davadaki talep esas alınır.

İtirazın kesin kaldırılması

Belge şartı

İİK m. 68/1'e göre alacaklının takibi; imzası ikrar edilmiş veya noterlikçe onaylanmış borç ikrarını içeren bir senede ya da resmî dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye dayanıyorsa, alacaklı itirazın kendisine tebliğinden itibaren altı ay içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Belge, takip talebinde dayanılan alacağı tek başına ve kayıtsız şartsız ispatlamaya elverişli olmalıdır; icra mahkemesi tanık dinleyerek veya bilirkişi incelemesiyle eksik belgeyi tamamlayamaz.

Borçlu itirazını haklı gösterecek hiçbir belge ibraz edemezse icra mahkemesi itirazın kaldırılmasına karar verir; borçlunun itirazı da aynı nitelikte bir senet, makbuz veya belgeye dayanıyorsa kaldırma talebi reddolunur (İİK m. 68). Borçlunun elinde ödeme makbuzu, ibraname gibi nitelikli belge olduğu öngörülüyorsa kaldırma yolu büyük ölçüde etkisizdir.

Altı aylık sürenin özel yaptırımı

İİK m. 68/1'in son cümlesi uygulamada en çok gözden kaçan hükümdür: Altı ay içinde itirazın kaldırılması istenmezse “yeniden ilâmsız takip yapılamaz.” Altı aylık sürenin hak düşürücü olduğu ve resen gözetildiği Yargıtay İBBGK E.2021/1 K.2022/3 (03.06.2022) sayılı kararında da belirtilmiştir. Bu nedenle nitelikli belgeye sahip alacaklı, kaldırma yolunu kullanmayacaksa bile bir yıllık itirazın iptali süresini mutlaka takip etmelidir.

Usul

İcra mahkemesi, itirazın kaldırılması talebi üzerine iki tarafı davet eder ve İİK m. 18 hükmüne göre karar verir (İİK m. 70). İİK m. 18 uyarınca icra mahkemesine getirilen işler ivedi işlerden sayılır ve basit yargılama usulü uygulanır; talep ve cevaplar dilekçeyle ya da ifade zaptettirilerek yapılabilir. Duruşma yapılmayan işlerde mahkeme, işin kendisine geldiği tarihten itibaren en geç on gün içinde karar verir; duruşmalar ancak zorunluluk hâlinde ve otuz günü geçmemek üzere ertelenebilir.

Yargıtay İBBGK E.2021/1 K.2022/3 (03.06.2022) sayılı kararında yer verilen bir usul ayrıntısı önemlidir: Borçlu ödeme emrine vekil aracılığıyla itiraz etmişse icra mahkemesi borçlunun kendisini değil vekilini duruşmaya çağırır; ancak itirazın geçici kaldırılmasında borçlunun kendisinin duruşmaya çağrılması zorunludur.

İmza itirazı ve geçici kaldırma

Borçlu senetteki imzayı süresinde ve açıkça reddetmişse alacaklının başvuracağı yol, icra mahkemesinden itirazın geçici olarak kaldırılmasını istemektir. İİK m. 60, ödeme emrinde borçluya imzayı reddettiği takdirde icra mahkemesindeki duruşmada hazır bulunması, buna uymazsa itirazın geçici olarak kaldırılmasına karar verileceği ihtarının yer almasını öngörür.

Geçici kaldırma kararının sonuçları İİK m. 69'da düzenlenmiştir:

  • Ödeme emrindeki süre geçmişse alacaklının talebiyle borçlunun malları üzerine geçici haciz konur.
  • Borçlu kararın tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde, takibin yapıldığı yer veya alacaklının yerleşim yeri mahkemesinde borçtan kurtulma davası açabilir.
  • Bu davanın dinlenebilmesi için borçlunun dava konusu alacağın yüzde on beşini ilk duruşma gününe kadar mahkeme veznesine nakden yatırması veya mahkemece kabul edilecek aynı değerde esham, tahvilat ya da banka teminat mektubu sunması şarttır; aksi takdirde dava reddedilir.
  • Borçlu süresinde dava açmaz veya davası reddedilirse itirazın kaldırılması kararı ve varsa geçici haciz kesinleşir.
  • Borçtan kurtulma davasında haksız çıkan taraf, dava veya hükmolunan şeyin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir.

Alacaklı açısından bu yol, imza itirazını hızlı ve teminat yükünü borçluya yükleyen biçimde etkisizleştirir. Borçlu vekili açısından ise yüzde on beşlik teminatın ilk duruşmaya kadar yatırılması kritik hak kaybı noktasıdır.

Diğer takip türlerinde görünüm

Rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip

Rehnin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takipte borçlu veya üçüncü kişi ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir; ancak rehin hakkı itiraz konusu yapılamaz (İİK m. 150). İtirazın incelenmesinde İİK m. 62 ile m. 72 arasındaki hükümler uygulanır (İİK m. 150/a). İpotek bir cari hesap veya işleyecek kredi gibi bir sözleşmenin teminatı olarak verilmişse icra mahkemesi, sözleşmeyi ve ilgili belge ile makbuzları İİK m. 68'deki esaslara göre inceleme yetkisine sahiptir. Kredi alacaklarında hesap kat ihtarı ve ekstrelerin bu çerçevede sunulması, kaldırma talebinin başarısını belirler. Akit tablosuna dayalı ilamlı nitelikteki takipte ise icra emri ve otuz günlük süre öngörüldüğünden (İİK m. 149), ödeme emrine itiraz rejimi bu takibe uygulanmaz.

Tahliye ve iflas yolu

Tahliye emrine itiraz da tebliğden itibaren yedi gün içinde yapılır ve tahliye takibini durdurur (İİK m. 274). Kambiyo senetlerine dayalı iflas yoluyla takipte ise ödeme emrine itiraz veya şikâyet süresi beş gündür ve dilekçeyle yapılması zorunludur (İİK m. 172). Bu takiplerde genel haciz yoluna ilişkin sürelerin kıyasen kullanılması ciddi hata kaynağıdır.

İlama dayalı alacakta ödeme emri tartışması

Yargıtay İBHGK E.2017/2 K.2017/3 (26.05.2017) sayılı kararına konu görüş aykırılığı sürecinde, takip talebine ilam eklenmişse icra müdürünün icra emri çıkarmak zorunda olduğu, ödeme emri çıkarılmasının yasaya uygun düşmediği ve aksi kabulün borçlunun tehiri icra imkânını ortadan kaldıracağı yönündeki Hukuk Genel Kurulu yaklaşımı ele alınmıştır. İlamı bulunan alacaklının ilamsız takip yapıp itiraz üzerine itirazın iptali veya kaldırılması yoluna girmesi, bu tartışma nedeniyle usulden ret riskini barındırır; ilamlı takip yolu tercih edilmelidir.

Borçlu vekili açısından karşı hamleler

Borçlu tarafta ise itirazın iptali davası beklenirken menfi tespit davası seçeneği değerlendirilmelidir. İİK m. 72 uyarınca borçlu, takipten önce veya takip sırasında borçlu olmadığının tespiti için dava açabilir. Takipten önce açılan davada alacağın yüzde on beşinden az olmamak üzere teminat karşılığı takibin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir istenebilir. Takipten sonra açılan davada ise tedbirle takibin durdurulmasına karar verilemez; yalnızca gecikme zararlarını karşılamak ve alacağın yüzde on beşinden az olmamak üzere teminat gösterilerek icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi istenebilir.

Uygulamada dikkat: kontrol listesi

  1. İtirazın alacaklıya veya vekiline tebliğ tarihini tespit edin; altı ay ve bir yıllık süreleri ayrı ayrı takvimlendirin.
  2. İtirazın süresinde olup olmadığını, kısmi itirazda miktar ve ciheti içerip içermediğini kontrol edin; eksikse takibin devamını talep edin.
  3. İtiraz imzaya mı, borca mı yöneliktir? İmza açıkça reddedilmemişse imza icra takibi yönünden kabul edilmiş sayılır.
  4. Dayanak belge İİK m. 68/1 kapsamında mı? Değilse kaldırma talebi zaman kaybıdır; doğrudan itirazın iptali davası açın.
  5. Borçlunun elinde nitelikli ödeme veya ibra belgesi var mı? Varsa kaldırma talebinin reddi kuvvetle muhtemeldir.
  6. Kaldırma yolunu kullanmıyorsanız altı ay geçtiğinde yeniden ilamsız takip yapamayacağınızı ve bir yıllık iptal süresinin işlediğini unutmayın.
  7. İtirazın iptali dilekçesinde icra inkâr tazminatını açıkça talep edin; tazminat hesabında takip talebinin veya davadaki talebin esas alınacağını gözetin.
  8. Davalı idare ise davayı adli yargıda açın.
  9. İlamınız varsa ilamsız takip ve ödeme emri yoluna girmeyin.

Sonuç

Ödeme emrine itiraz sonrasında doğru yol, belgenin niteliği ve itirazın içeriğiyle belirlenir. İİK m. 68/1 kapsamında nitelikli belgeye sahip alacaklı için icra mahkemesinde kesin kaldırma hızlı ve masrafsız bir yoldur; ancak altı aylık hak düşürücü süre ve yeniden ilamsız takip yasağı dikkatle izlenmelidir. İmza itirazında geçici kaldırma, teminat ve dava yükünü borçluya aktarır. Belge şartının karşılanmadığı her durumda ise İİK m. 67'deki bir yıllık süre içinde genel mahkemede itirazın iptali davası açılmalı ve icra inkâr tazminatı talep edilmelidir. Süre başlangıcının itirazın alacaklıya tebliği olduğu ve sürelerin resen gözetildiği, Yargıtay İBBGK E.2021/1 K.2022/3 (03.06.2022) sayılı kararıyla da teyit edilmiştir.

Yararlanılan kaynaklar

Mevzuat

  • İİK m.62
  • İİK m.60
  • İİK m.67
  • İİK m.68
  • İİK m.69 (İtirazın muvakkaten kaldırılmasının hükümleri)
  • İİK m.18 (Yargılama usulleri)
  • İİK m.70
  • İİK m.150 (Ödeme emrine itiraz)
  • İİK m.72 (Menfi tesbit ve istirdat davaları)
  • İİK m.150/A (İtirazın incelenmesi usulü ve hükümleri)
  • İİK m.149
  • İİK m.274
  • İİK m.172 (İtiraz veya şikayet)

Yargı kararları

  • Yargıtay İBBGK E.2021/1 K.2022/3 (03.06.2022) — RG 26.11.2022/32025
  • Uyuşmazlık Mahkemesi E.2018/732 K.2018/781 (26.11.2018)
  • Uyuşmazlık Mahkemesi E.2019/260 K.2019/343 (29.04.2019)
  • Uyuşmazlık Mahkemesi E.2019/455 K.2019/607 (30.09.2019)
  • Uyuşmazlık Mahkemesi E.2019/511 K.2019/609 (30.09.2019)
  • Yargıtay İBHGK E.2017/2 K.2017/3 (26.05.2017) — RG 21.07.2017/30130

Sık sorulan sorular

İtirazın iptali davası açma süresi ne zaman başlar?

İİK m. 67/1 uyarınca bir yıllık süre, borçlunun itirazının alacaklıya tebliği tarihinden başlar. Yargıtay İBBGK E.2021/1 K.2022/3 (03.06.2022) sayılı kararında bu sürenin, alacaklının vekili varsa vekile tebliğden işlediği ve hak düşürücü olup resen gözetildiği belirtilmiştir.

İtirazın kaldırılması altı ay içinde istenmezse ne olur?

İİK m. 68/1'e göre altı ay içinde itirazın kaldırılması istenmezse yeniden ilamsız takip yapılamaz. Bu durumda alacaklı, süresi geçmemişse bir yıllık süre içinde itirazın iptali davası açabilir; o süre de geçmişse genel hükümlere göre alacak davası açma hakkı saklıdır.

Fatura veya cari hesap kayıtlarıyla itirazın kaldırılması istenebilir mi?

İtirazın kesin kaldırılması için takibin İİK m. 68/1'de sayılan imzası ikrar edilmiş veya noterce onaylanmış borç ikrarı içeren senede ya da resmî makamların usulüne uygun belgesine dayanması gerekir. Bu niteliği taşımayan belgelerle alacaklının başvuracağı yol, genel mahkemede itirazın iptali davasıdır.

İdare aleyhine başlatılan takipte itirazın iptali davası hangi yargı yerinde açılır?

Uyuşmazlık Mahkemesi E.2019/511 K.2019/609 (30.09.2019) ve Uyuşmazlık Mahkemesi E.2018/732 K.2018/781 (26.11.2018) sayılı kararlarında, idarenin ödeme emrine itirazı üzerine açılan itirazın iptali davalarında adli yargının görevli olduğuna hükmedilmiştir. Dava bu nedenle uyuşmazlığın niteliğine göre görevli adli yargı mahkemesinde açılmalıdır.

İtirazın geçici kaldırılmasına karşı borçlu ne yapabilir?

İİK m. 69'a göre borçlu, kararın tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde takibin yapıldığı yer veya alacaklının yerleşim yeri mahkemesinde borçtan kurtulma davası açabilir. Davanın dinlenebilmesi için alacağın yüzde on beşinin ilk duruşmaya kadar nakden veya kabul edilecek teminatla depo edilmesi şarttır.

İlgili yazılar

Kambiyo Takibinde Beş Günlük Kritik Süre: İmza, Borç, Yetki İtirazı ve Vasıf Şikâyeti

Kambiyo senetlerine özgü haciz yolunda imzaya, borca ve yetkiye itiraz ile kambiyo vasfı şikâyeti, ödeme süresinden bağımsız olarak beş gün içinde icra mahkemesine yapılır; iflas yolunda ise merci icra dairesidir. Yazıda sürelerin başlangıcı, itirazın takibe etkisi, inkâr tazminatı ve para cezası riski ile sık yapılan usul hataları içtihat ışığında ele alınmaktadır.

Devamını oku →

İlamsız İcra Takibinin Başlatılması: Takip Talebinden Ödeme Emrinin Tebliğine Uygulama Notları

İlamsız takipte dosyanın kaderi büyük ölçüde takip talebinin İİK m. 58'e uygun hazırlanmasına, doğru takip yolunun seçilmesine ve ödeme emrinin usulüne uygun tebliğine bağlıdır. Bu yazıda talep içeriği, ödeme emri türleri ve süreleri, ihtiyati haciz bağlantısı, idari yargı görevine giren alacaklar ve sık yapılan hatalar uygulama odaklı ele alınmaktadır.

Devamını oku →