Takibin Kesinleşmesinden Hacze: Talep Zamanı, Bir Yıllık Süre ve Haczin Akıbeti
İlamsız takipte haciz talebinin zamanı, İİK m. 78 uyarınca ödeme emri süresinin geçmesine ve itiraz varsa kaldırılmasına bağlıdır; haciz isteme hakkı ise ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir yılda düşer. Makale; konutta haciz, ihtiyati haczin icrai hacze dönüşmesi, rehin açığı belgesi, icranın geri bırakılması ve satış talebi sürelerini güncel içtihatla birlikte ele almaktadır.
İlamsız takipte dosyanın tahsil aşamasına geçip geçmediğini belirleyen eşik, uygulamada “takibin kesinleşmesi” olarak adlandırılır. Kesinleşmenin zamanını doğru tespit etmek, haciz talebinin erken ya da geç yapılmasından doğan riskleri ortadan kaldırır: Erken yapılan talep reddedilir veya yapılan haciz şikâyet konusu olur; geç kalınan talep ise bir yıllık haciz isteme süresinin kaçırılması sonucunu doğurabilir. Bu yazıda kesinleşmenin haciz talebine etkisi, sürelerin başlangıç ve hesabı, haczin icrası sırasında karşılaşılan özel durumlar ve haczin akıbetini belirleyen satış talebi süreleri, güncel mevzuat ve içtihat çerçevesinde ele alınmaktadır.
Haciz talebinin zamanı: İİK m. 78/1 bakımından kesinleşme
7251 sayılı Kanun ile 22.07.2020 tarihinde değiştirilen İİK m. 78/1’e göre alacaklı, ödeme emrindeki süre geçtikten ve borçlu itiraz etmişse itirazı kaldırıldıktan sonra haciz konmasını isteyebilir. Uygulamadaki “kesinleşme” kavramı, bu iki koşulun birlikte gerçekleşmesini ifade eder. Borçlu itiraz etmişse ödeme emri süresinin dolmuş olması tek başına yeterli değildir; itirazın icra mahkemesinde kaldırılması ya da genel mahkemede iptal edilmesi gerekir.
Hükmün ikinci önemli unsuru, haciz talebinin mal beyanı beklenmeksizin yapılabilmesidir. Mal beyanında bulunma süresinin dolması haciz talebi için ön koşul değildir; bu nedenle ödeme emri süresinin bittiği gün itiraz kaydı yoksa talep hemen dosyaya girilebilir.
UYAP üzerinden sorgulama ve elektronik haciz
İİK m. 78/1 aynı zamanda alacaklıya, haciz talebinde bulunmaksızın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden ve bu sisteme entegre bilişim sistemleri vasıtasıyla borçlunun mal, hak ve alacaklarını sorgulama imkânı tanır. Sorgulama sonucunda sistem, varsa malın mahiyeti ve detayı hakkında bilgi verir; alacaklı bu durumda sistem üzerinden de haciz talep edebilir ve icra dairesi tespit edilen mal, hak veya alacağı elektronik ortamda haczeder. Sorgulamanın tür, kapsam ve sınırı Adalet Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle belirlenir. Sorgu sonucu elde edilen bilgilerin hukuka aykırı biçimde paylaşılamayacağı da hükümde açıkça düzenlenmiştir; müvekkile veya üçüncü kişilere sorgu çıktısı aktarılırken bu sınır göz önünde tutulmalıdır.
Hükmün sistematiği, sorgulama imkânını da birinci cümledeki zaman koşuluna bağlı okumayı gerektirir. Kesinleşme öncesinde mal varlığına ilişkin hızlı önlem ihtiyacı varsa yol, aşağıda değinilen ihtiyati haciz kurumudur.
Tebligatın denetimi: kesinleşme görünümü ile gerçek kesinleşme
Kesinleşmenin dayanağı, ödeme emrinin usulüne uygun tebliğidir. Usulsüz tebligatla kesinleştirilmiş görünen bir takipte yapılan hacizler, borçlu tarafından tebliğ tarihinin düzeltilmesi istemiyle saldırıya açıktır. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/1103 K.2025/1072 (17.03.2025) sayılı kararına konu uyuşmazlıkta davacı şirket, usulsüz tebligatlarla takibin kesinleştirildiğini ve hesaplarına haciz konulduğunu ileri sürmüş; takipten haberdar olduğu gün icra dosyasına itiraz ederek takibin durdurulmasını istemiş, icra müdürlüğü ise usulsüz tebligatı inceleme yetkisinin icra mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle talebi reddetmiştir. Davacı bunun üzerine icra mahkemesine şikâyet yoluna başvurmuş, asliye hukuk mahkemesinde görülen dava sonunda verilen karar Yargıtay tarafından bozulmuştur.
Bu dosya, uygulamadaki iki noktayı açıkça gösterir: Birincisi, icra müdürlüğü tebliğin usulsüzlüğünü kendiliğinden incelememekte, bu değerlendirmeyi icra mahkemesine bırakmaktadır. İkincisi, borçlu vekili açısından itiraz dilekçesi ile tebligatın usulsüzlüğüne ilişkin şikâyetin birlikte yürütülmesi gerekir. Alacaklı vekili açısından ise haciz talebinden önce tebligat mazbatasının (özellikle tüzel kişilere yapılan tebligatlarda tebliğ edilen kişinin sıfatı ve adresin doğruluğu) kontrol edilmesi, ileride hacizlerin tümünün tartışmalı hale gelmesini önler.
Kesinleşmenin zemini: doğru takip yolu ve eksiksiz takip talebi
İİK m. 58’e göre takip talebi icra dairesine yazılı, sözlü veya elektronik ortamda yapılır. Talepte; alacaklının, varsa kanuni temsilcisinin ve vekilinin kimlik bilgileri ile ödemenin yapılacağı banka ve hesap bilgileri, borçlunun kimlik ve yerleşim yeri bilgileri, alacağın Türk parasıyla tutarı, faizli alacaklarda faiz miktarı ve işlemeye başladığı gün, yabancı para alacağında hangi tarihteki kurun esas alındığı, senet ya da senet yoksa borcun sebebi ve seçilen takip yolu gösterilir. Alacak belgeye dayanıyorsa belgenin aslı veya alacaklı ya da temsilcisi tarafından tasdik edilmiş, borçlu sayısından bir fazla örneği takip talebi sırasında verilir.
Kambiyo senetlerine dayalı takipte İİK m. 167 özel bir düzen öngörür: Alacak rehinle temin edilmiş olsa bile alacaklı bu bölümün özel usullerine göre haciz veya, borçlu iflasa tabi ise, iflas yoluyla takip yapabilir. Alacaklı, İİK m. 58’deki hususlara ek olarak iflasa tabi borçlu aleyhine haciz ve iflas yollarından hangisini istediğini bildirmek ve takip talebine kambiyo senedinin aslını ve borçlu adedi kadar tasdikli örneğini eklemek zorundadır. Kambiyo takibinde yolun açıkça belirtilmemesi, kesinleşme sonrasında hangi işlemlerin yapılabileceği konusunda tereddüt yaratır.
Takip yolu seçiminin önemi, ilamlı alacaklarda daha da belirgindir. Yargıtay İBHGK E.2017/2 K.2017/3 (26.05.2017) sayılı içtihadı birleştirme kararı ile ilama dayalı bir alacağın ilamsız takip konusu yapılamayacağı kabul edilmiştir. Bu nedenle ilamla tespit edilmiş alacağın ilamsız yolla takibe konulması halinde, borçlu itiraz etmemiş olsa dahi takibin ve buna dayalı hacizlerin dayanağı tartışmalı hale gelir. Takip açılırken alacağın ilama bağlanıp bağlanmadığı mutlaka kontrol edilmelidir.
Bir yıllık haciz isteme süresi ve hesabı
İİK m. 78/2 uyarınca haciz istemek hakkı, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren bir sene geçmekle düşer. Uygulamada en sık yapılan hata, sürenin kesinleşme tarihinden başlatılmasıdır; oysa başlangıç, ödeme emrinin tebliğ tarihidir.
Süreden düşülecek zaman dilimleri kanunda iki başlık altında sayılmıştır:
- İtiraz veya dava hali: İtirazın ya da davanın vukuundan hükmün kesinleşmesine kadar geçen süre hesaba katılmaz. Örneğin itirazın kaldırılması yargılaması sürerken bir yıllık süre işlemez; kesinleşen karardan sonra kalan süre işlemeye devam eder.
- İcra dairesinde taksit sözleşmesi: Alacaklı ile borçlunun icra dairesinde taksit sözleşmesi yapmaları halinde, sözleşmenin ihlaline kadar geçen süre hesaba katılmaz. Bu kolaylık, icra dairesi dışında yapılan protokollerin süreye etkisi bakımından aynı güvenceyi sağlamaz; taksit anlaşmasının icra dairesinde tutanağa bağlanması bu nedenle önemlidir.
Süre hesabında, ödeme emrinin tebliğ tarihi, itiraz tarihi, itirazın kaldırılması kararının kesinleşme tarihi ve varsa taksit sözleşmesinin ihlal tarihi ayrı ayrı tespit edilerek dosyaya not düşülmelidir. Birden fazla borçlu bulunan takiplerde süre her borçlu için kendi tebliğ tarihine göre ayrı hesaplanır; borçlulardan biri itiraz etmiş, diğeri etmemişse durma etkisi yalnız itiraz eden borçlu bakımından söz konusu olur.
Haczin icrası: süre, talimat ve sicile kayıtlı mallar
İİK m. 79’a göre icra dairesi haczi talepten itibaren en geç üç gün içinde yapar. Haczedilecek mallar başka bir yerde ise haciz, malların bulunduğu yerin icra dairesine yazılarak yaptırılır. Bu durumda hacizle ilgili şikâyetler, istinabe olunan icra dairesinin bağlı olduğu icra mahkemesince çözümlenir; talimat dairesinin işlemine karşı asıl takip yerindeki icra mahkemesine başvurulması görev ve yetki yönünden hatalıdır.
Resmî sicile kayıtlı malların (tapu, araç, gemi sicili gibi) haczi ise takibin yapıldığı icra dairesince kayda işletilmek suretiyle doğrudan yapılabilir. Bu imkân talimat masrafı ve zaman kaybını önler; sicile kayıtlı mallar için ayrıca talimat yazılmasını talep etmek çoğu durumda gereksizdir.
Konutta haciz: icra mahkemesi onayı
İİK m. 79/a uyarınca icra müdürü haciz yapılacak yerin konut olduğunu tespit ederse, haciz yapılmasına karar verir ve bu kararı derhal icra mahkemesinin onayına sunar. Mahkeme dosyanın tevdiinden itibaren en geç üç gün içinde dosya üzerinden inceleme yapar; yerin konut olduğu anlaşılırsa kararı kesin olarak onaylar, konut olmadığı anlaşılırsa konutta haciz kararını kesin olarak kaldırır ve icra müdürü mevcut haciz talebi hakkında yeniden karar verir.
Onay kararı üzerine gidilen yerin konut olmadığı anlaşılırsa hacze devam edilir. Buna karşılık konut olmadığı kabul edilen bir yerde haciz sırasında yerin konut olduğu anlaşılır ve borçlu rıza göstermezse haciz işlemine son verilir ve onay prosedürü yeniden işletilir. Haciz talebinde adresin niteliği (işyeri, konut, karma kullanım) önceden belirtilmeli; karma kullanılan yerlerde onay alınmadan hacze gidilmesi işlemin sonlandırılması riskini doğurur. Hüküm ihtiyati haczin infazında uygulanmaz.
Askerlik hizmetindeki borçlu
İİK m. 54/a, askerlik hizmeti süresince erler, onbaşılar ve kıta çavuşları (uzman veya uzatmalı çavuş ve onbaşılar hariç) aleyhine takipte icra memurunun temsilci tayini için uygun bir mühlet vermesini ve takibi bu sürenin sonuna bırakmasını öngörür. Ancak mal kaçırılması ihtimali olan hallerde bu mühlet içinde de haciz yapılabilir. Bu istisnadan yararlanmak isteyen alacaklının haciz talebinde mal kaçırma ihtimalini somut olgularla açıklaması gerekir.
İhtiyati haczin icrai hacze dönüşmesi
Kesinleşme kavramının haciz bakımından ikinci önemli sonucu, İİK m. 264’te düzenlenen dönüşüm kuralıdır. Takip veya davadan önce ihtiyati haciz yaptıran alacaklı, haczin uygulanmasından, gıyapta yapılmışsa haciz tutanağının kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde takip talebinde bulunmak veya dava açmak zorundadır. Borçlu ödeme emrine itiraz ederse itiraz alacaklıya tebliğ edilir; alacaklı tebliğden itibaren yedi gün içinde itirazın kaldırılmasını istemek veya dava açmak zorundadır. İcra mahkemesi itirazın kaldırılması talebini reddederse, kararın tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde dava açılmalıdır. İhtiyati haciz dava sırasında konulmuşsa ya da alacaklı dava açmışsa, esas hakkındaki hükmün mahkemece tebliğinden itibaren bir ay içinde takip talebinde bulunulması gerekir.
Bu sürelerin kaçırılması, takipten veya davadan vazgeçilmesi ya da davada haksız çıkılması halinde ihtiyati haciz hükümsüz kalır. Buna karşılık borçlu süresinde ödeme emrine itiraz etmez, itirazı icra mahkemesince kesin olarak kaldırılır veya mahkemece iptal edilirse ihtiyati haciz kendiliğinden icrai hacze dönüşür. Dönüşüm için ayrıca haciz talebine gerek yoktur; ancak haczin sıraya etkisi ve satış talebi süresinin takibi bakımından dönüşüm tarihinin dosyada açıkça tespit ettirilmesi yararlıdır.
Esas takibe süresinde geçilmemesinin sonuçlarına ilişkin uyuşmazlıklar uygulamada sık görülmektedir. AYM Bireysel Başvuru, Başvuru No: 2023/25236, (Birinci Bölüm) 24.12.2025 — Ahmet Bican Kırker ve diğerleri başvurusunda, başvurucuların da aralarında bulunduğu davalılar, alacaklının yasal sürede esas takibe geçmediği gerekçesiyle araçlar, taşınır ve taşınmazlar, banka hesapları ve üçüncü kişilerdeki alacaklar üzerine konulan hacizlerin kaldırılmasını icra müdürlüğünden talep etmiş; talebin reddi üzerine 03.10.2025 tarihinde icra hukuk mahkemesinde şikâyet yoluna başvurulmuş ve ihtiyati haczin kaldırılması için dava açılmıştır. Anayasa Mahkemesi başvuruda ihlal bulunmadığı sonucuna ulaşmıştır. Borçlu vekili açısından, sürelerin geçirildiği iddiasının icra müdürlüğü nezdinde talep ve ardından icra mahkemesine şikâyet yoluyla ileri sürüldüğü bu yol izlenirken, ihtiyati haciz kararı veren mahkemenin dosyası ile takip dosyası arasındaki tarihlerin belgeyle ortaya konulması gerekir.
Rehin açığı belgesiyle hacze geçiş
Rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takipte rehin satılamaz veya bedeli alacağı karşılamazsa İİK m. 152 uyarınca alacaklıya rehin açığı belgesi verilir. Alacağı irat senedinden veya taşınmaz mükellefiyetinden doğmayan alacaklı, tahsil edemediği kısım için borçlunun sıfatına göre haciz veya iflas yoluna gidebilir. Alacaklı, satış yapılmamışsa artırma gününden, satış yapılmışsa satışın kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde haciz yoluyla takip talebinde bulunursa yeniden icra veya ödeme emri tebliğine gerek yoktur. Bu süre kaçırılırsa rehin açığı belgesi borç ikrarını içeren senet niteliğinde olduğundan yeni bir takibe dayanak olabilir; ancak bu durumda ödeme emri tebliği ve kesinleşme süreci baştan işletilmek zorunda kalınır.
İlamlı takipte icranın geri bırakılması ve haciz
İlamlı takipte kanun yoluna başvuru icrayı kendiliğinden durdurmaz. İİK m. 36’ya göre ilama karşı istinaf veya temyiz yoluna başvuran borçlu, hükmolunan para veya eşyanın resmî bir mercie depo edildiğini ispat eder ya da icra mahkemesince kabul edilecek taşınır rehni, esham veya tahvilat, taşınmaz rehni veya muteber banka kefaleti gösterirse veya hükmolunan para ve eşyayı karşılayacak malı mahcuz ise, icranın geri bırakılması için icra mahkemesinden karar alınmak üzere icra müdürü tarafından uygun bir süre verilir; bu süre ancak zorunluluk halinde uzatılabilir.
Hükmün haciz talebi bakımından pratik sonucu şudur: Alacaklı, borçlunun malları üzerine hacizleri erken aşamada koydurduğunda borçlunun ayrıca teminat göstermesine gerek kalmadan geri bırakma kararı alabilmesinin zemini de oluşur; buna karşılık haciz alacağı güvence altına almış olur. Borçlu Devlet veya adli yardımdan yararlanan bir kişi ise teminat gösterme zorunluluğu yoktur. Nafaka hükümlerinde ise geri bırakma için süre verilemez; nafaka alacaklısı vekili kanun yoluna başvuruya rağmen haciz işlemlerine devam edilmesini talep edebilir. Ücreti ilgililerce verilirse, icra mahkemesinin geri bırakma kararı hükmü veren mahkemeye ve icra dairesine en uygun vasıtalarla bildirilir.
Haczin akıbeti: satış talebi süreleri ve içtihat
Haciz talebinin başarısı, haczin ayakta kalmasıyla anlam kazanır. 7343 sayılı Kanun ile 24.11.2021 tarihinde değiştirilen İİK m. 106 uyarınca alacaklı veya borçlu, hacizden itibaren bir yıl içinde haczedilen malın satışını isteyebilir; borçlunun üçüncü kişilerdeki alacağı da aynı kurala tabidir. Bir yıllık süre içinde satışı istenip de artırma sonucu satılamayan mahcuz bakımından satış isteme süresi, satış isteyen alacaklı yönünden bir yıl daha uzar.
Satış talebiyle birlikte kıymet takdiri ve satış giderlerinin tamamının peşin yatırılması zorunludur. Sicile kayıtlı motorlu kara araçlarında muhafaza, kıymet takdiri ve satış talebi birlikte yapılmalı, bunlara ilişkin giderlerin tamamı birlikte ve peşin yatırılmalıdır. Giderler satış talebiyle birlikte yatırılmazsa satış talebi vaki olmamış sayılır. Yatırılan miktar satış sırasında yetersiz kalırsa icra müdürü satış isteyene on beş günlük süre verir; eksik bu sürede tamamlanmazsa yine talep vaki olmamış sayılır. Giderler Adalet Bakanlığınca her yıl yürürlüğe konulan tarifeye göre belirlenir; talep tarihindeki güncel tarifenin esas alınması gerekir.
Satış talebinin icra müdürünce reddedilmesi halinde haczin akıbeti konusundaki içtihat aykırılığı, Yargıtay İBBGK E.2016/4 K.2018/1 (16.02.2018) sayılı içtihadı birleştirme kararıyla giderilmiştir. Karara göre alacaklının yasal süresi içinde usulüne uygun olarak yaptığı satış talebinin icra müdürünce reddine ilişkin kararın şikâyet yoluyla ortadan kaldırılmaması halinde, yasal sürenin geçmesiyle özellikle sıra cetveline esas alınacak haciz düşmeyecektir. Belirleyici ölçüt, talebin süresinde ve usulüne uygun yapılmış olmasıdır; 7343 sayılı değişiklik sonrasında “usulüne uygunluk” bakımından giderlerin tamamının peşin yatırılması koşulu ayrıca önem kazanmıştır.
Satış avansı ve haczin düşmesi meselesinin mülkiyet hakkı boyutu da Anayasa Mahkemesinin önüne gelmiştir. AYM Bireysel Başvuru, Başvuru No: 2019/5680, (Birinci Bölüm) 30.03.2023 — Ahmet Atalay başvurusunda, başvurucu kambiyo senetlerine özgü takip başlatmış, takibin kesinleşmesi üzerine 17.04.2008 tarihinde taşınmazın tapu kaydına haciz şerhi konulmuş, satış talebi üzerine talimat yazılmış ve başvurucu 30.03.2010 tarihinde masraf avansını yatırmıştır. Taşınmazı sonradan adına tescil ettiren üçüncü kişi 16.09.2011 tarihinde, taşınmazın kendi adına kayıtlı olması ve satış avansının yasal süre içinde yatırılmadığı iddiasıyla haczin kaldırılması sürecini başlatmıştır. Anayasa Mahkemesi başvuruda ihlal sonucuna ulaşmıştır. Bu karar, satış avansına ilişkin tarihlerin dosyada belgelenmesinin ve haczin düşürülmesine yönelik taleplere karşı süresinde itiraz edilmesinin önemini göstermektedir.
İstihkak iddiası ve sürelerin durması
Haczedilen mal üzerinde üçüncü kişi istihkak iddiasında bulunur ve alacaklı veya borçlu buna itiraz ederse, İİK m. 97 uyarınca icra memuru dosyayı hemen icra mahkemesine gönderir; mahkeme takibin devamına veya ertelenmesine karar verir. Erteleme kararı verilirse davacıdan İİK m. 36’da gösterilen nitelikte teminat alınır; takibin devamına ilişkin karar kesindir. Üçüncü kişi kararın tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesinde istihkak davası açmazsa alacaklıya karşı iddiasından vazgeçmiş sayılır. Satış talebi süresinin takibi bakımından kritik kural şudur: Dava esnasında İİK m. 106’daki süreler işlemez.
Emekli maaşı ve haciz talebinin kapsamı
Kesinleşmeden sonra haciz talebinin kapsamını belirlerken, emekli maaşı üzerindeki işlemlere ilişkin içtihat gelişimi de izlenmelidir. Yargıtay İBBGK E.2022/2 K.2025/1 (21.03.2025) sayılı kararı, tüketici kredisi sözleşmesindeki talimat doğrultusunda emekli maaşı üzerine bloke konulup konulamayacağı konusunda Yargıtay daireleri ve Hukuk Genel Kurulu arasındaki içtihat ve uygulama farklılığını gidermek amacıyla verilmiş ve 17.07.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Emekli maaşına yönelik haciz veya kesinti taleplerinde kararın gerekçesi dikkate alınarak hareket edilmelidir.
Süreler tablosu
| İşlem | Süre | Başlangıç | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Haciz talebi | Ödeme emri süresinden ve itirazın kaldırılmasından sonra | Kesinleşme | İİK m. 78/1 |
| Haciz isteme hakkının düşmesi | 1 yıl (itiraz/dava ve taksit süreleri hariç) | Ödeme emrinin tebliği | İİK m. 78/2 |
| Haczin yapılması | En geç 3 gün | Talep | İİK m. 79 |
| Konutta haciz onayı | En geç 3 gün | Dosyanın mahkemeye tevdii | İİK m. 79/a |
| İhtiyati hacizden sonra takip/dava | 7 gün | Haczin uygulanması veya tutanağın tebliği | İİK m. 264 |
| Rehin açığı belgesiyle ödeme emirsiz haciz takibi | 1 yıl | Artırma günü veya satışın kesinleşmesi | İİK m. 152 |
| Satış talebi | 1 yıl (koşullu olarak 1 yıl uzar) | Haciz | İİK m. 106 |
| Eksik satış giderinin tamamlanması | 15 gün | Müdürlüğün süre vermesi | İİK m. 106 |
| İstihkak davası | 7 gün | Takibin devamı kararının tefhim/tebliği | İİK m. 97 |
Uygulamada dikkat: kontrol listesi
- Haciz talebinden önce ödeme emrinin tebliğ tarihini, itiraz kaydını ve tebligat mazbatasının usule uygunluğunu kontrol edin.
- İtiraz edilmişse itirazın kaldırılması veya iptali kararının kesinleştiğini belgelemeden haciz talep etmeyin.
- Bir yıllık haciz isteme süresini kesinleşmeden değil, ödeme emrinin tebliğinden başlatın; itiraz/dava ve icra dairesindeki taksit sözleşmesi dönemlerini ayrıca hesaplayın.
- Sicile kayıtlı mallar için talimat yerine takip dairesince doğrudan kayda haciz işletilmesini isteyin.
- Talimatla yapılan hacizlere ilişkin şikâyetleri, istinabe olunan icra dairesinin bağlı olduğu icra mahkemesine yöneltin.
- Haciz adresinin konut niteliği taşıyıp taşımadığını talepte belirtin; konut ise İİK m. 79/a onayını bekleyin.
- İhtiyati haciz varsa yedi günlük ve bir aylık süreleri ayrı ayrı takvimlendirin; dönüşüm tarihini dosyada tespit ettirin.
- Satış talebini hacizden itibaren bir yıl içinde, tarifeye uygun giderlerin tamamını peşin yatırarak yapın; araçlarda muhafaza giderini de ekleyin.
- Satış talebi reddedilirse kararı şikâyet yoluyla denetletin; aksi halde haczin korunması tartışma konusu olur.
- İstihkak davası süresince İİK m. 106 sürelerinin işlemediğini, davanın bitiminde kalan süreyi yeniden hesaplayarak takip edin.
Sonuç
Haciz talebinin zamanlaması, İİK m. 78’in iki katmanlı düzenine bağlıdır: Talep için kesinleşme beklenir, ancak haciz isteme hakkının düşmesine ilişkin bir yıllık süre ödeme emrinin tebliğiyle işlemeye başlar. Haczin icrası aşamasında konut, talimat ve sicil kayıtlarına ilişkin özel kurallar; tahsil aşamasında ise satış talebi süreleri ve giderlerin peşin yatırılması zorunluluğu belirleyicidir. Yargıtay İBBGK E.2016/4 K.2018/1 (16.02.2018) sayılı kararı süresinde ve usulüne uygun yapılan satış talebinin haczi koruduğunu ortaya koymuş olsa da, bu korumanın ön koşulu tarihlerin ve masrafların dosyada eksiksiz belgelenmesidir. Kesinleşme, haciz ve satış aşamalarının tek bir takvim üzerinde izlenmesi, hak kayıplarının büyük bölümünü önler.
Yararlanılan kaynaklar
Mevzuat
- İİK m.78
- İİK m.58 (Takip talebi ve muhtevası)
- İİK m.167 (Takibin kabulü şartları)
- İİK m.79
- İİK m.79/A (Konutta haciz)
- İİK m.54/A
- İİK m.264 (İhtiyati haczi tamamlıyan merasim)
- İİK m.152 (Rehin açığı belgesi)
- İİK m.36 (İcranın geri bırakılması için verilecek süre)
- İİK m.106 (Talep için müddetler ve giderlerin yatırılması)
- İİK m.97
Yargı kararları
- 6. Hukuk Dairesi E.2024/1103 K.2025/1072
- Yargıtay İBHGK E.2017/2 K.2017/3 (26.05.2017) — RG 21.07.2017/30130
- AYM Bireysel Başvuru, Başvuru No: 2023/25236
- Yargıtay İBBGK E.2016/4 K.2018/1 (16.02.2018) — RG 29.06.2018/30463
- AYM Bireysel Başvuru, Başvuru No: 2019/5680
- Yargıtay İBBGK E.2022/2 K.2025/1 (21.03.2025) — RG 17.07.2025/32958
Sık sorulan sorular
Haciz talebi ne zaman yapılabilir?
İİK m. 78/1’e göre ödeme emrindeki süre geçtikten ve borçlu itiraz etmişse itirazı kaldırıldıktan sonra haciz talep edilebilir. Mal beyanında bulunma süresinin beklenmesine gerek yoktur. Alacaklı aynı aşamada UYAP üzerinden sorgulama yapıp sistem aracılığıyla elektronik haciz de talep edebilir.
Haciz isteme süresi ne zaman başlar ve hangi süreler hesaba katılmaz?
İİK m. 78/2 uyarınca haciz isteme hakkı ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir yılda düşer; süre kesinleşme tarihinden başlamaz. İtiraz veya dava halinde bunların vukuundan hükmün kesinleşmesine kadar geçen süre ile icra dairesinde yapılan taksit sözleşmesinin ihlaline kadar geçen süre hesaba katılmaz.
Satış talebi icra müdürlüğünce reddedilirse haciz düşer mi?
Yargıtay İBBGK E.2016/4 K.2018/1 (16.02.2018) sayılı kararına göre süresinde ve usulüne uygun yapılan satış talebinin reddine ilişkin karar şikâyetle kaldırılmasa bile, yasal sürenin geçmesiyle özellikle sıra cetveline esas alınacak haciz düşmez. Usule uygunluk için İİK m. 106 uyarınca kıymet takdiri ve satış giderlerinin tamamının peşin yatırılmış olması gerekir.
İhtiyati haciz ne zaman kesin hacze dönüşür?
İİK m. 264 uyarınca borçlu süresinde ödeme emrine itiraz etmezse, itirazı icra mahkemesince kesin olarak kaldırılırsa veya mahkemece iptal edilirse ihtiyati haciz kendiliğinden icrai hacze dönüşür. Bunun için ayrıca haciz talebine gerek yoktur; ancak yedi günlük ve bir aylık takip/dava süreleri kaçırılırsa ihtiyati haciz hükümsüz kalır.
Konutta haciz için icra mahkemesi onayı gerekir mi?
Evet. İİK m. 79/a uyarınca icra müdürü haciz yapılacak yerin konut olduğunu tespit ederse kararını derhal icra mahkemesinin onayına sunar; mahkeme en geç üç gün içinde dosya üzerinden kesin karar verir. Bu usul ihtiyati haczin infazında uygulanmaz.
- #İcra Hukuku
- #Haciz Talebi
- #Takibin Kesinleşmesi
- #İİK m. 78
- #Satış Talebi
- #İhtiyati Haciz