Maaş ve Ücret Haczinde Oran, Sıra ve İşveren Yükümlülükleri: Dosyada Kullanılacak Bir Rehber
Maaş ve ücret haczinde İİK m. 83 asgari dörtte bir kesinti sınırını ve sıra kuralını, TBK m. 410 işçi ücretinde üst sınırı, İİK m. 355 ise işverenin bildirim ve tevkif yükümlülüğünü belirler. Makalede bu hükümlerin birlikte uygulanışı, emekli aylığı ve muvafakat sorunu ile Yargıtay'ın güncel kararları uygulama odaklı ele alınmaktadır.
Maaş ve ücret haczi, icra dosyalarında en sık başvurulan ve en çok şikâyete konu olan haciz türlerinden biridir. Alacaklı vekili için düzenli ve öngörülebilir bir tahsilat kanalı, borçlu vekili için ise haczedilmezlik ve oran itirazlarıyla sınırlandırılması gereken bir müdahale anlamına gelir. Arada kalan işveren (ya da kamu kurumunda ilgili birim) ise kanundan doğan bildirim ve kesinti yükümlülüklerini yerine getirmediğinde doğrudan sorumluluk riskiyle karşılaşır. Bu yazıda İİK m. 83'teki oran ve sıra kuralını, TBK m. 410'daki işçi ücretine özgü sınırı, İİK m. 355'teki işveren yükümlülüklerini ve emekli aylığı ile muvafakat konusundaki güncel Yargıtay içtihadını uygulama odaklı biçimde değerlendiriyoruz.
Normatif çerçeve: Kısmi haczedilebilirlik ilkesi
İİK m. 82, mutlak olarak haczedilemeyen mal ve hakları sayar; örneğin Devlet malları, bedeni çalışmaya dayanan borçlunun mesleğini sürdürmesi için gerekli eşya, kıymetli şeyler hariç olmak üzere borçlu ve aynı çatı altında yaşayan aile bireylerinin kişisel eşyası ile ortak kullanımdaki ev eşyası ve borçlu ile ailesinin iki aylık yiyecek ve yakacağı bu kapsamdadır. Maaş ve ücretler ise bu listede değil, İİK m. 83'te kısmen haczi caiz olan şeyler arasında düzenlenmiştir.
İİK m. 83'e göre maaşlar, tahsisat ve her nevi ücretler, intifa hakları ve hasılatı, ilama dayanmayan nafakalar, tekaüt maaşları ile sigortalar veya tekaüt sandıklarınca bağlanan iratlar; "borçlu ve ailesinin geçinmeleri için icra memurunca lüzumlu olarak takdir edilen miktar" düşüldükten sonra haczedilebilir. Aynı maddenin 1045 sayılı Kanunla değişik ikinci fıkrası iki kritik kural getirir:
- Haczedilecek miktar, söz konusu gelirin dörtte birinden az olamaz.
- Birden fazla haciz varsa hacizler sıraya konur; sırada önde olan haczin kesintisi bitmedikçe sonraki haciz için kesintiye geçilemez.
Bu sistemin anayasal dayanağı Yargıtay tarafından açıkça ortaya konmuştur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2018/365 K.2021/1661 (14.12.2021) sayılı kararında, takip hukukunda sorumluluğun kural olarak şahsi emeğe değil mala yönelik olduğunu, borçlunun şahsi emeğiyle elde ettiği gelirin tamamı üzerine haciz konulmasının Anayasa (2709 s.K.) m. 17'de güvence altına alınan "yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkı" ile bağdaşmayacağını vurgulamıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2021/144 K.2022/164 (22.02.2022) sayılı kararında da haczedilmezlik kurallarının amacının, borçlu ve ailesinin mutlak yoksulluğa düşürülerek Devlet yardımına muhtaç hâle gelmesini önlemek ve alacaklı ile borçlu arasındaki menfaat dengesini kurmak olduğu belirtilmiştir. Bu iki karar, oran itirazlarında ve geçim payı tartışmalarında dilekçeye taşınabilecek temel gerekçeyi oluşturur.
Oran sorunu: İİK m. 83 ile TBK m. 410'un birlikte uygulanması
Uygulamada en sık karıştırılan nokta, İİK m. 83'teki dörtte bir sınırının bir alt sınır olmasıdır: İcra memuru geçim payını takdir ederken, haczedilecek kısmı gelirin dörtte birinin altına indiremez. Buna karşılık TBK m. 410/1, işçiler bakımından bir üst sınır öngörür: "İşçilerin ücretinin dörtte birinden fazlası haczedilemez, başkasına devredilemez ve rehnedilemez."
İki hüküm birlikte okunduğunda, iş sözleşmesine dayalı ücret alan borçlu yönünden kesinti oranının fiilen dörtte bire sabitlendiği sonucuna ulaşılır. İİK m. 83'teki genel çerçeve ise iş sözleşmesine dayanmayan diğer gelirlerde (örneğin intifa hasılatı veya ilama dayanmayan nafaka) icra memurunun takdir alanını korur. Dolayısıyla borçlunun gelirinin niteliği, oran tartışmasında ilk tespit edilmesi gereken olgudur.
TBK m. 410'un iki istisnası da dosyada önem taşır:
- Aile bireyleri için takdir edilecek miktar: İşçinin bakmakla yükümlü olduğu aile bireyleri için hâkim tarafından takdir edilecek miktar dörtte bir oranına dâhil değildir. Borçlu vekili, kalabalık hane ve bakmakla yükümlü olunan kişiler yönünden bu imkânı somut belgelerle ileri sürmelidir.
- Nafaka alacaklılarının hakları saklıdır: Dörtte bir üst sınırı nafaka alacaklıları bakımından aynı katılıkla uygulanmaz. İİK m. 83'ün yalnızca "ilama müstenit olmayan nafakaları" kısmen haczedilebilir gelirler arasında sayması da ilama dayalı nafaka alacağının bu sistem içinde ayrı bir konumda değerlendirileceğini gösterir.
TBK m. 410/2 ayrıca gelecekteki ücret alacaklarının devrini veya rehnini geçersiz sayar. Kredi sözleşmelerine eklenen ücret temliki kayıtlarına dayanılarak işverenden doğrudan ödeme talep edilmesi hâlinde bu hüküm belirleyicidir.
Haczin sırası: Öndeki kesinti bitmeden sonrakine geçilemez
İİK m. 83'ün son cümleleri, aynı maaş üzerinde birden fazla haciz bulunması hâlinde garameten paylaştırma değil, sıra esası getirir. Öndeki haczin kesintisi tamamlanmadıkça sonraki haciz için kesinti yapılamaz. Uygulamada bunun sonuçları şunlardır:
- Sıra, haciz yazısının işverene tebliğ edildiği ana göre fiilen belirlenir; bu nedenle tebligat tarihlerinin dosyadan ve işverenin cevap yazısından takip edilmesi gerekir.
- Sonraki sıradaki alacaklı, öndeki dosyanın kapanmasını beklerken öndeki takibin geçerliliğini (örneğin muvazaalı bir takip olup olmadığını) sorgulama ihtiyacı duyabilir; işverenin bildirimi bu yönden ilk veri kaynağıdır.
- Öndeki dosyada borç ödenip dosya kapandığında işverenin kesintiyi kendiliğinden sıradaki dosyaya aktarması gerekir. Bu geçişin yapılmaması, sıradaki alacaklı yönünden işverenin yükümlülüğünü ihlal ettiği tartışmasını doğurur.
İİK m. 85/1'deki ölçülülük kuralı da bu bağlamda hatırlanmalıdır: 28.03.2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle maddeye, alacaklının ana para, faiz ve masraflar dâhil bütün alacağına yetecek miktarın haczolunacağı, "ancak bu miktarı aşacak şekilde haciz yapılamaz" ibaresi eklenmiştir. Maaş haczinde bu kural, kesintinin dosya borcunu aşacak biçimde sürdürülmemesi ve borç bittiğinde haczin derhâl sona erdirilmesi şeklinde somutlaşır; İİK m. 355 de tevkifin "borç bitinceye kadar" süreceğini belirtir.
İşverenin yükümlülükleri ve sorumluluk riski
İİK m. 355, kamu kurumlarında ve özel işyerlerinde çalışan borçluların maaş ve ücretlerinden kesinti yapılmasına ilişkin usulü düzenler. Haciz yazısının kanuni muhatapları:
- Haczin icra edildiğini ve borçlunun maaş ve ücret miktarını en geç bir hafta içinde icra dairesine bildirmek,
- Borç bitinceye kadar icra dairesinin tebligatına göre haczedilen miktarı tevkif edip hemen daireye göndermek,
- Borçlunun maaşında, ücretinde veya görevinde meydana gelen değişiklikleri ve hizmet ilişkisinin sona ermesini derhâl icra dairesine bildirmek,
- Borçlunun başka bir birimden maaş almaya başlaması hâlinde haciz işleminden o birimi veya amirini haberdar etmek
ile yükümlüdür. Bu yükümlülükler kanundan doğar ve işverenin takdirine bırakılmamıştır. Uygulamada en sık görülen ihlaller; cevap verilmemesi, gerçeğe aykırı ücret bildirimi (örneğin ücretin bir kısmının kayıt dışı ödendiği hâllerde yalnızca asgari tutarın bildirilmesi), kesinti yapılıp daireye gönderilmemesi ve işten ayrılışın bildirilmemesidir. Alacaklı vekili açısından, işverenin bildirim ve tevkif yükümlülüğüne aykırı davranışı, işverenin takip hukuku kapsamındaki sorumluluğunun ileri sürülmesinde temel olgudur; bu nedenle tebliğ tarihi, cevap süresi ve kesinti dökümleri dosyada ayrıca belgelenmelidir.
İşverenin kendi alacağı: Takas yasağı
İşveren aynı zamanda işçinin alacaklısıysa, TBK m. 407/2 uyarınca işçiden olan alacağı ile ücret borcunu işçinin rızası olmadıkça takas edemez. Tek istisna, işçinin kasten sebebiyet verdiği ve yargı kararıyla sabit bir zarardan doğan alacaktır; bu alacak dahi ancak ücretin haczedilebilir kısmı kadar takas edilebilir. Ücretin işveren lehine kullanılacağına ilişkin anlaşmalar da aynı maddeye göre geçersizdir. İcra dosyasında haciz varken işverenin kendi alacağı için kesinti yaptığını ileri sürmesi, hem sıra kuralı hem de takas yasağı bakımından denetlenmelidir.
TBK m. 407/1, belirli işverenler için ücret, prim, ikramiye ve benzeri istihkakların özel banka hesabı aracılığıyla ödenmesi zorunluluğunu düzenler. Bu hüküm, işverenin bildirdiği ücretin doğruluğunun banka kayıtlarıyla denetlenebilmesi açısından ispat kolaylığı sağlar. İİK m. 83'ün "her nevi ücretler" ifadesi karşısında prim ve ikramiye gibi ödemelerin de haciz kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, haciz talebinde açıkça belirtilmelidir.
Emekli aylığı ve muvafakat sorunu
İİK m. 83 tekaüt maaşlarını kısmen haczedilebilir gelirler arasında sayar; ancak Sosyal Güvenlik Kurumundan alınan emekli aylıkları bakımından özel kanundaki haciz yasağı belirleyicidir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2024/6538 K.2025/330 (20.01.2025) sayılı kararında, çalışanların maaşı dörtte birden az olmamak üzere haczedilebilirken Sosyal Güvenlik Kurumundan emekli aylığı alanların aylığının tamamının haczedilemediği, kanun koyucunun burada Anayasa'nın sosyal güvenlik ilkeleri doğrultusunda pozitif ayrımcılık yaptığı belirtilmiştir. Aynı yaklaşım Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/667 K.2025/1969 (05.03.2025) sayılı kararında da tekrarlanmıştır.
Bu iki kararın uygulamaya en önemli katkısı, önceden yapılan feragat ve muvafakatlerin değerlendirilmesidir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2024/6538 K.2025/330 (20.01.2025) ve Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/667 K.2025/1969 (05.03.2025) sayılı kararlarında; borçlunun ileride haczedilmezlik şikâyetinde bulunmayacağını bildirmesinin, lehine olan kanun hükmünden önceden feragat niteliğinde olduğu ve hükümsüz sayılacağı, zira bir mal veya gelirin ne ölçüde haczedilemez olduğunun ancak borçlunun ve ailesinin haciz anındaki durumuna göre saptanabileceği kabul edilmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2023/5492 K.2024/3320 (24.10.2024) sayılı kararında ise 5510 sayılı Kanun'daki haciz yasağı ve önceden yapılan haciz anlaşmalarının geçersizliğine ilişkin İİK düzenlemesi birlikte değerlendirilerek, emekli aylığına ancak borç doğduktan sonra verilen muvafakatle haciz konulabileceği, borç doğmadan önce (örneğin kredi sözleşmesinin imzası sırasında) verilen muvafakatin emredici şekilde geçersiz olduğu sonucuna varılmıştır.
Konu içtihadı birleştirme düzeyine de taşınmıştır. Yargıtay İBBGK E.2022/2 K.2025/1 (21.03.2025) sayılı kararı (RG 17.07.2025/32958) İİK m. 82 ve m. 83 hükümlerini birlikte ele alarak, kanun koyucunun emekli, dul, yetim, gazi ve ekonomik açıdan güçsüz kesimleri haczedilmezlik kurallarıyla koruma altına aldığını vurgulamıştır. İçtihadı birleştirme kararlarının bağlayıcılığı karşısında, emekli aylığı haczine ilişkin dosyalarda bu kararın tam metni ve hüküm fıkrası mutlaka incelenmeli, dilekçede doğrudan dayanak yapılmalıdır.
Özet tablo
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Maaş ve ücretlerde asgari kesinti | Geçim payı düşülür; haczedilecek kısım dörtte birden az olamaz | İİK m. 83 |
| İşçi ücretinde azami kesinti | Dörtte birden fazlası haczedilemez; aile bireyleri için takdir edilen miktar ve nafaka alacakları ayrık | TBK m. 410 |
| Birden fazla haciz | Sıra esası; öndeki bitmeden sonrakine geçilmez | İİK m. 83 |
| Haczin kapsamı | Alacağı aşacak şekilde haciz yapılamaz | İİK m. 85 |
| İşverenin cevabı | En geç bir hafta içinde haczin icrası ve ücret miktarının bildirimi; tevkif ve gönderme | İİK m. 355 |
| İşverenin kendi alacağı | Rıza yoksa takas yasak; istisna yalnız haczedilebilir kısım kadar | TBK m. 407 |
| Emekli aylığı | Önceden verilen muvafakat geçersiz; borç doğduktan sonraki muvafakat aranır | Yargıtay 3. HD E.2023/5492 K.2024/3320 |
Uygulamada dikkat: Kontrol listesi
Alacaklı vekili için
- Haciz talebinde maaşın yanı sıra prim, ikramiye ve benzeri tüm ödemeleri açıkça kapsayan bir ifade kullanın; İİK m. 83 "her nevi ücretler" der.
- İşverene yapılan tebligatın tarihini ve İİK m. 355'teki bir haftalık bildirim süresinin dolup dolmadığını takip edin; cevap gelmezse yazıyı tekrarlatın ve ihlali belgelendirin.
- İşverenin bildirdiği ücretin SGK kayıtları ve banka ödemeleriyle uyumunu kontrol edin.
- Sırada geride iseniz, öndeki dosyaların borç miktarını ve kapanma durumunu düzenli aralıklarla sorgulayın.
- Emekli aylığı haczinde muvafakatin borç doğduktan sonra verildiğini gösteren belgeyi hazır bulundurun; kredi sözleşmesindeki genel muvafakat kaydına dayanmayın.
Borçlu vekili için
- İşçi ücretinde dörtte bir üst sınırının aşılıp aşılmadığını hesaplayın (TBK m. 410).
- Bakmakla yükümlü olunan aile bireylerini nüfus kaydı, gelir durumu ve sağlık belgeleriyle ortaya koyarak takdir edilecek miktarın oran dışında bırakılmasını isteyin.
- Önceden verilmiş feragat veya muvafakat beyanlarına karşı Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2024/6538 K.2025/330 (20.01.2025) ve Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2023/5492 K.2024/3320 (24.10.2024) sayılı kararlarını dayanak gösterin.
- Borç bittiği hâlde kesintinin sürdüğü durumlarda İİK m. 85/1'deki aşırı haciz yasağını ve İİK m. 355'teki "borç bitinceye kadar" sınırını ileri sürün.
- İşverenin kendi alacağı için yaptığı kesintileri TBK m. 407/2 karşısında denetleyin.
İşveren vekili için
- Haciz yazısına bir hafta içinde ücretin gerçek tutarını gösteren cevap verin; cevabı gecikmeden dosyaya ulaştırın.
- Sıra defteri tutun; öndeki dosya kapandığında kesintiyi gecikmeksizin sıradaki dosyaya aktarın.
- İşten ayrılış, ücret değişikliği ve birim değişikliğini derhâl icra dairesine bildirin.
- İşçiden olan alacak için rıza veya kesinleşmiş yargı kararı olmadan mahsup yapmayın.
Sonuç
Maaş ve ücret haczinde dosyanın seyrini üç eksen belirler: oran (İİK m. 83'teki asgari dörtte bir ile TBK m. 410'daki azami dörtte bir), sıra (öndeki haciz bitmeden sonrakine geçilmemesi) ve işveren yükümlülükleri (İİK m. 355'teki bildirim ve tevkif). Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun haczedilmezliği Anayasa m. 17 ve menfaat dengesi temelinde yorumlayan kararları ile 12. ve 3. Hukuk Dairelerinin önceden verilen feragat ve muvafakatleri geçersiz sayan içtihadı, özellikle emekli aylığı ve kredi borçlarına ilişkin dosyalarda belirleyicidir. Yargıtay İBBGK E.2022/2 K.2025/1 (21.03.2025) sayılı içtihadı birleştirme kararının yayımlanmasıyla birlikte, bu alandaki dosyalarda güncel içtihadın tam metin üzerinden değerlendirilmesi artık zorunlu bir hazırlık adımıdır.
Yararlanılan kaynaklar
Mevzuat
- İİK m.83 (Kısmen haczi caiz olan şeyler)
- TBK m.410 (Ücret alacağının haczi, devri ve rehnedilmesi)
- İİK m.355 (Maaş ve ücretlerin kesilmesinde usul)
- İİK m.82 (Haczi caiz olmıyan mallar ve haklar)
- Anayasa m.17 (Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına)
- İİK m.85 (Taşınır ve taşınmaz malların haczi)
- TBK m.407
Yargı kararları
- Hukuk Genel Kurulu E.2018/365 K.2021/1661
- Hukuk Genel Kurulu E.2021/144 K.2022/164
- 12. Hukuk Dairesi E.2024/6538 K.2025/330
- 12. Hukuk Dairesi E.2025/667 K.2025/1969
- 3. Hukuk Dairesi E.2023/5492 K.2024/3320
- Yargıtay İBBGK E.2022/2 K.2025/1 (21.03.2025) — RG 17.07.2025/32958
Sık sorulan sorular
Maaşın ne kadarı haczedilebilir?
İİK m. 83'e göre geçim payı düşüldükten sonra haczedilecek kısım maaşın dörtte birinden az olamaz. İşçi ücretlerinde ise TBK m. 410 uyarınca ücretin dörtte birinden fazlası haczedilemez; bu nedenle işçiler bakımından kesinti fiilen dörtte birdir. Aile bireyleri için hâkimce takdir edilen miktar bu orana dâhil değildir ve nafaka alacaklılarının hakları saklıdır.
Aynı maaşa birden fazla haciz gelirse kesinti nasıl yapılır?
İİK m. 83 uyarınca hacizler sıraya konur. Sırada önde olan haczin kesintisi bitmedikçe sonraki haciz için kesinti yapılamaz; kesinti paylaştırılmaz, öndeki dosya kapandığında sıradakine geçilir.
İşveren maaş haczine kaç gün içinde cevap vermek zorundadır?
İİK m. 355'e göre işveren, haczin icra edildiğini ve borçlunun maaş veya ücret miktarını en geç bir hafta içinde icra dairesine bildirmek zorundadır. Ayrıca borç bitinceye kadar kesintiyi yapıp daireye göndermek, ücret değişikliklerini ve işten ayrılışı derhâl bildirmekle yükümlüdür.
Kredi sözleşmesinde verilen emekli maaşı haczi muvafakati geçerli mi?
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2023/5492 K.2024/3320 (24.10.2024) sayılı kararında, emekli aylığına ancak borç doğduktan sonra verilen muvafakatle haciz konulabileceği, borç doğmadan önce verilen muvafakatin geçersiz olduğu kabul edilmiştir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2024/6538 K.2025/330 (20.01.2025) sayılı kararı da haczedilmezlikten önceden feragatin hükümsüz olduğunu belirtmektedir.
İşveren işçiden olan alacağını maaştan kesebilir mi?
TBK m. 407/2 uyarınca işveren, işçinin rızası olmadıkça kendi alacağı ile ücret borcunu takas edemez. Yalnızca işçinin kasten sebebiyet verdiği ve yargı kararıyla sabit zarardan doğan alacak, ücretin haczedilebilir kısmı kadar takas edilebilir.
- #Maaş haczi
- #İİK m. 83
- #İİK m. 355
- #TBK m. 410
- #Emekli maaşı haczi
- #İşverenin sorumluluğu