İtirazın Kesin ve Geçici Kaldırılması: İİK m.68 ile m.68/a Arasında Usul, Süre ve Belge Denetimi
İtirazın kaldırılması, ilamsız takipte borçlu itirazını genel mahkemeye gitmeden icra mahkemesinde belge denetimiyle hükümden düşürmeye yarayan sınırlı bir yoldur. Makalede kesin kaldırma (İİK m.68) ile geçici kaldırmanın (İİK m.68/a) şartları, süreleri, ispat rejimi, kira ve tahliye takiplerindeki görünümü ve güncel Yargıtay kararları uygulama odağıyla ele alınmaktadır.
Genel haciz yoluyla ilamsız takipte süresinde yapılan itiraz takibi durdurur ve alacaklı, haciz isteme yetkisini ancak bu itirazı hükümden düşürterek elde eder. Bunun iki yolu vardır: genel mahkemede itirazın iptali davası ya da icra mahkemesinde itirazın kaldırılması. İkinci yol hızlıdır, ancak elindeki belgenin niteliği yanlış değerlendirilirse alacaklı hem zaman hem tazminat riskiyle karşılaşır. Bu yazıda itirazın kesin kaldırılması (İİK m.68) ile geçici kaldırılması (İİK m.68/a) arasındaki farkları, sürelerin hesabını, belge ve imza denetimini, kira alacakları ile tahliye takiplerindeki görünümü ve dosyada sık yapılan hataları ele alıyoruz.
Hukuki niteliği: dava değil, ilamsız icra içinde bir ara yol
Yargıtay İBBGK E.2021/1 K.2022/3 (03.06.2022) kararında, itirazın kaldırılmasının borçlunun itirazı ile duran ilamsız takibin yine ilamsız icra prosedürü içinde devamını sağlayan bir yol olduğu ve bir dava olmadığı açıkça vurgulanmıştır. Kararın gerekçesine göre kanun koyucu, alacaklıyı yalnız itirazın iptali davasına mahkûm etseydi borçlunun hiçbir haklı nedene dayanmayan bir itirazla ilamsız icrayı işlemez hâle getirebileceğini öngörmüş; çabukluk ve basitlik ilkelerini korumak için icra mahkemesinde itirazın kaldırılması yolunu kabul etmiştir. Aynı gerekçe, bu hızın borçlunun savunma imkânını tehlikeye sokmaması gerektiğini de belirtir. Kesin kaldırmada belgenin niteliğinin sıkı biçimde aranması, geçici kaldırmada ise borçluya genel mahkemede borçtan kurtulma imkânının bırakılması bu dengenin sonucudur.
Hukuk Genel Kurulu E.2021/992 K.2023/515 (24.05.2023) kararında da aynı tespit tekrarlanmış; itirazın kaldırılmasının, borçlunun itirazı ile duran takibe devam edilmesini sağlayan bir yol olduğu belirtilmiştir. Bu nitelendirmenin pratik sonucu şudur: icra mahkemesi geniş bir yargılama yapmaz; ancak kanunun saydığı belgeler üzerinden sınırlı bir inceleme yapar ve verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm etkisi bakımından genel mahkeme kararıyla aynı ağırlıkta değildir.
Terminoloji bakımından da bir not düşmek gerekir. Yargıtay İBHGK E.2013/1 K.2014/1 (21.02.2014) kararında, icra hukukunda şikâyet gibi başvuruların birer “hukuki çare” olduğu, ancak erteleyici ve aktarıcı etki taşımadıkları için teknik anlamda kanun yolu sayılmadıkları açıklanmıştır. İtirazın kaldırılması talebi de borçlunun itirazına karşı alacaklıya tanınmış bir hukuki çaredir; icra mahkemesinin bu talep üzerine verdiği karara karşı ise kanun yolu (istinaf/temyiz) ayrıca değerlendirilir.
Kesin kaldırma (İİK m.68)
Belge şartı
Güncel mevzuata göre alacaklının takibi şu belgelerden birine dayanıyorsa kesin kaldırma istenebilir:
- imzası ikrar edilen borç ikrarını içeren senet,
- imzası noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren senet,
- resmî dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri makbuz veya belge.
Sayım sınırlıdır. Yargıtay İBHGK E.2017/2 K.2017/3 (26.05.2017) kararının gerekçesinde, İİK m.68/1'de itirazın kaldırılmasına esas belgelerin sınırlı biçimde sayıldığı, ilam ve ilam niteliğindeki belgelere yer verilmediği ve bunun ilama dayalı olarak ilamsız takip yapılamayacağına ilişkin kanun koyucu iradesini gösterdiği belirtilmiştir. Elinde ilam bulunan alacaklının ilamsız takip açıp ardından itirazın kaldırılmasını istemesi bu nedenle doğru bir strateji değildir; aynı kararda bu yolun mahkemeleri gereksiz ve mükerrer biçimde meşgul ettiği de vurgulanmıştır.
Belgenin yalnızca imzalı olması yetmez; içeriğinin kayıtsız şartsız bir borç ikrarı taşıması gerekir. Hukuk Genel Kurulu E.2021/992 K.2023/515 (24.05.2023) kararında uyuşmazlık, takibe dayanak kira sözleşmesinin İİK m.68 kapsamında kayıtsız, şartsız borç ikrarını içeren belge niteliğinde olup olmadığı noktasında toplanmış; Genel Kurul direnme kararını bozmuştur. Bu karar, kira sözleşmesi gibi karşılıklı edimler içeren belgelerde icra mahkemesinin belgenin niteliğini somut olarak denetlemesi gerektiğini gösterir. Dilekçede belgenin hangi kısmının, hangi miktar için borç ikrarı içerdiğinin açıkça gösterilmesi bu nedenle önemlidir.
Süre ve süreyi kaçırmanın sonucu
Talep, itirazın alacaklıya tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde yapılmalıdır. Süre itirazın yapıldığı tarihten değil, alacaklıya tebliğinden başlar; tebliğ yapılmamışsa süre işlemeye başlamaz. Bu nedenle tebliğ tarihinin icra dosyasından kontrol edilmesi şarttır. Kanunun öngördüğü yaptırım ağırdır: bu süre içinde itirazın kaldırılması istenmezse yeniden ilamsız takip yapılamaz. Altı ay geçtikten sonra alacaklının önünde ancak genel hükümlere göre dava yolu kalır.
Bu kuralın lafzı, Yargıtay İBHGK E.2017/7 K.2019/2 (22.03.2019) kararında da 4949 sayılı Kanunla değişik metin üzerinden esas alınmıştır.
İnceleme ve karar
Kanun iki ihtimali düzenler. Borçlu itirazını haklı gösterecek hiçbir belge ibraz edemezse icra mahkemesi itirazın kaldırılmasına karar verir. Buna karşılık borçlunun itirazı da birinci fıkrada sayılan nitelikte bir senet, makbuz veya belgeye dayanıyorsa talep reddedilir. Başka bir ifadeyle, borçlunun itirazı alacaklının belgesiyle aynı güçte bir belgeyle desteklenmelidir. Tanık beyanı veya adi bir yazı, kesin kaldırma karşısında borçluyu korumaz; ancak alacaklının dayandığı belgenin niteliği tartışmalıysa talep zaten reddedilir.
Tazminat
6352 sayılı Kanunla İİK m.68'de yer alan tazminat oranı “yüzde kırkından” ibaresi yerine “yüzde yirmisinden” şeklinde değiştirilmiştir. Uygulamada kesin kaldırma kararıyla birlikte asıl alacak üzerinden yüzde yirmi oranında icra inkâr tazminatına hükmedildiği görülmektedir. 12. Hukuk Dairesi E.2023/1372 K.2023/2194 (30.03.2023) sayılı dosyada ilk derece mahkemesi itirazı asıl alacak ve işlemiş faiz üzerinden kesin olarak kaldırmış ve asıl alacağın yüzde yirmisi oranında icra inkâr tazminatına hükmetmiş; bölge adliye mahkemesi de kabul ettiği asıl alacak üzerinden aynı oranda tazminata karar vermiş, karar Yargıtay'ca bozulmuştur. Tazminatın faiz üzerinden değil asıl alacak üzerinden hesaplandığına ve talep dilekçesinde tazminat isteminin açıkça yer alması gerektiğine dikkat edilmelidir.
Geçici kaldırma (İİK m.68/a)
Uygulama alanı
Geçici kaldırma, takibin dayandığı senedin hususi (adi) olduğu ve borçlunun itirazında imzayı reddettiği hâle özgüdür. Borçlu imzayı açıkça reddetmemiş, yalnızca borca itiraz etmişse senet imzası ikrar edilmiş belge niteliğinde değerlendirilir ve doğru yol kesin kaldırmadır. Bu nedenle borçlunun itiraz dilekçesi dikkatle okunmalı; imzaya itiraz edilip edilmediği netleştirilmeden talep türü seçilmemelidir.
Süre burada da itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren altı aydır. Talep üzerine icra hâkimi iki taraftan izahat alır.
Borçlunun duruşmada bulunma yükümlülüğü
İmzayı reddeden borçlu takibi yapan icra dairesinin yetki çevresi içindeyse, mazeretini önceden bildirip belgelendirmediği takdirde duruşmada bizzat bulunmak zorundadır. Yetki çevresi dışında ödeme emri tebliğ edilen borçlu için istinabe yoluyla isticvabına karar verilmesi hâlinde aynı yükümlülük geçerlidir. Bu yükümlülük vekil ile karşılanamaz; borçlu vekilinin müvekkilinin duruşmaya katılımını veya mazeretinin önceden belgelendirilmesini sağlaması gerekir.
İmza incelemesi
İcra mahkemesi; tatbike elverişli imza varsa bununla, yoksa borçluya yazdıracağı yazı ve attıracağı imza ile yapacağı karşılaştırmalardan veya diğer delil ve karinelerden reddedilen imzanın borçluya ait olduğu kanaatine varırsa itirazın geçici olarak kaldırılmasına karar verir. Hâkim gerekirse, oturumun bir defadan fazla ertelenmesine yol açmayacak şekilde bilirkişi incelemesi yaptırabilir. İmza tatbikinde usul kanununun ilgili hükümleri uygulanır.
Alacaklı açısından kritik bir adım İİK m.66'da düzenlenmiştir: borçlu itirazında imzayı reddetmişse alacaklı derhal icra dairesinden tatbike elverişli imzaların celbini isteyebilir. Banka, noter, tapu ve resmî kurum kayıtlarındaki imza örneklerinin erken aşamada getirtilmesi, icra mahkemesindeki incelemenin tek oturumda tamamlanmasını kolaylaştırır.
Kararın “geçici” niteliği
Geçici kaldırma kararı takibin devamını sağlar, ancak borçluya İİK m.68/a'nın devam eden fıkralarında düzenlenen şartlarla genel mahkemede borçtan kurtulma davası açma imkânı bırakır. Kesin kaldırmadan farkı da buradadır: kesin kaldırmada borçlunun icra hukuku içindeki itirazı tamamen bertaraf edilirken, geçici kaldırmada imza ve borç ilişkisi genel mahkemede yeniden tartışılabilir. 6352 sayılı Kanun İİK m.68/a'daki oranı da “yüzde kırktan” ibaresini “yüzde yirmiden” şeklinde değiştirerek düşürmüştür.
Kesin ve geçici kaldırmanın karşılaştırması
| Ölçüt | Kesin kaldırma (İİK m.68) | Geçici kaldırma (İİK m.68/a) |
|---|---|---|
| Dayanak belge | İmzası ikrar veya noterce tasdik edilen borç ikrarı içeren senet; resmî makbuz/belge | İmzası borçluca reddedilen hususi senet |
| Süre | İtirazın alacaklıya tebliğinden itibaren altı ay | İtirazın alacaklıya tebliğinden itibaren altı ay |
| İncelemenin odağı | Belgenin niteliği ve borçlunun aynı güçte belge sunup sunmadığı | İmzanın borçluya aidiyeti |
| Borçlunun duruşmada bulunması | Özel bir zorunluluk öngörülmemiştir | Mazeretini önceden belgelendirmeyen borçlu bizzat bulunmak zorunda |
| Sonuç | Takip devam eder, itiraz icra hukuku içinde bertaraf edilir | Takip devam eder, borçlunun borçtan kurtulma davası imkânı saklıdır |
Kararın ardından: mal beyanı yükümlülüğü
İİK m.75 uyarınca itirazının kesin veya geçici olarak kaldırılmasına karar verilen borçlu, kararın kendisine tebliğinden itibaren üç gün içinde mal beyanında bulunmak zorundadır. Karar borçlunun yüzüne karşı verilmişse süre tefhimden başlar. Geçici kaldırmada borçlunun duruşmada bizzat bulunma yükümlülüğü dikkate alındığında, sürenin çoğu zaman tefhimle işlemeye başlayacağı unutulmamalıdır. Alacaklı vekili, tebliğ veya tefhim tarihini dosyaya işleterek mal beyanında bulunmama yaptırımlarına ilişkin sonraki adımları planlamalıdır.
Tahliye takiplerinde itirazın kaldırılması
Kiralanan taşınmazın tahliyesine yönelik takiplerde kiracı itirazını tahliye emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde dilekçeyle veya sözlü olarak icra dairesine bildirir ve itiraz tahliye takibini durdurur (İİK m.274). İtiraz üzerine kiralayan icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir (İİK m.275). Tahliye talebi noterlikçe re'sen düzenlenmiş veya tarih ve imzası tasdik edilmiş yahut ikrar olunmuş bir sözleşmeye dayanıyor ve kiracı kiranın yenilendiğine veya uzatıldığına dair aynı kuvvet ve nitelikte bir belge gösteremiyorsa itiraz kaldırılır; aksi hâlde talep reddedilir. İtirazın kaldırılması üzerine tahliye gerçekleştikten veya talep reddedildikten sonra tarafların genel hükümlere göre mahkemeye başvurma hakları saklıdır. Mahkemede açılan davada takip sırasında inkâr ettiği imzanın kendisine ait olduğu anlaşılan taraf ayrıca para cezasına mahkûm edilir.
Kira alacağı ve tahliye taleplerinin birlikte ileri sürüldüğü dosyalarda, alacak kısmı için kesin kaldırma, tahliye kısmı için İİK m.275 rejimi ayrı ayrı değerlendirilmelidir. 12. Hukuk Dairesi E.2023/1372 K.2023/2194 (30.03.2023) kararına konu dosya da itirazın kaldırılması ve tahliye taleplerinin birlikte incelendiği, ilk derece ve istinaf aşamalarında tahliye talebi bakımından farklı gerekçelerle sonuca gidildiği ve kararın bozulduğu bir uyuşmazlıktır; bu tür birleşik taleplerde her talebin kendi şartları içinde ayrı ayrı gerekçelendirilmesi gerektiğini hatırlatır.
Uygulamada dikkat: kontrol listesi
- Belgenin niteliğini önce belirleyin. İmza inkâr edilmiş adi senet için kesin kaldırma istemek, ilamlı alacak için ilamsız takip yapmak veya kayıtsız şartsız borç ikrarı içermeyen bir belgeye dayanmak talebin reddine yol açar.
- Altı aylık süreyi itirazın alacaklıya tebliğinden hesaplayın. Sürenin kaçırılması yeniden ilamsız takip yapılmasını engeller.
- Borçlunun itiraz dilekçesini analiz edin. İmzaya açık itiraz yoksa geçici kaldırma değil kesin kaldırma yolu açıktır.
- İmza itirazında tatbike elverişli imzaları erken celbettirin (İİK m.66); bilirkişi incelemesinin bir defadan fazla ertelemeye yol açmaması gerektiğini hesaba katın.
- Borçlu vekilleri için: geçici kaldırmada müvekkilin duruşmada bizzat bulunmasını sağlayın ya da mazereti önceden belgelendirin.
- Kira sözleşmesine dayalı taleplerde sözleşmenin hangi hükmünün, hangi dönem ve miktar için borç ikrarı içerdiğini dilekçede somutlaştırın.
- Tazminat istemini açıkça yazın; hesaplamayı asıl alacak üzerinden yapın.
- Karar sonrası İİK m.75'teki üç günlük mal beyanı süresinin başlangıcını (tebliğ veya tefhim) dosyaya işleyin.
Sonuç
İtirazın kaldırılması, ilamsız takibin hızını korumak için tasarlanmış, ancak belge şartı nedeniyle dar bir yoldur. Kesin kaldırma, imzası ikrar veya noterce tasdik edilmiş borç ikrarı ya da resmî belge gerektirir ve borçlunun itirazı ancak aynı güçte bir belgeyle karşılanabilir. Geçici kaldırma ise imzası inkâr edilen adi senetlerde imzanın aidiyetinin icra mahkemesince belirlenmesine dayanır ve borçluya genel mahkemede borçtan kurtulma imkânı bırakır. Her iki yolda da altı aylık sürenin itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren hesaplanması, belge niteliğinin doğru tespiti ve tazminat isteminin açıkça ileri sürülmesi, dosyanın kaderini belirleyen başlıca noktalardır.
Yararlanılan kaynaklar
Mevzuat
- İİK m.68
- İİK m.68/A
- İİK m.66
- İİK m.75 (Beyan mecburiyeti müddeti, başlangıcı)
- İİK m.274
- İİK m.275
Yargı kararları
- Yargıtay İBBGK E.2021/1 K.2022/3 (03.06.2022) — RG 26.11.2022/32025
- Hukuk Genel Kurulu E.2021/992 K.2023/515
- Yargıtay İBHGK E.2013/1 K.2014/1 (21.02.2014) — RG 17.04.2014/28975
- Yargıtay İBHGK E.2017/2 K.2017/3 (26.05.2017) — RG 21.07.2017/30130
- Yargıtay İBHGK E.2017/7 K.2019/2 (22.03.2019) — RG 26.09.2019/30900
- 12. Hukuk Dairesi E.2023/1372 K.2023/2194
Sık sorulan sorular
İtirazın kaldırılması için süre ne zaman başlar?
Hem kesin (İİK m.68) hem geçici kaldırmada (İİK m.68/a) süre, itirazın alacaklıya tebliği tarihinden itibaren altı aydır. İtirazın yapıldığı tarih esas alınmaz. Kesin kaldırmada bu süre içinde talepte bulunulmazsa yeniden ilamsız takip yapılamaz.
Kesin kaldırma ile geçici kaldırma arasındaki temel fark nedir?
Kesin kaldırma, imzası ikrar veya noterce tasdik edilmiş borç ikrarı içeren senet ya da resmî makbuz/belgeye dayanan takiplerde uygulanır. Geçici kaldırma ise borçlunun imzasını reddettiği adi senetlerde, imzanın borçluya ait olduğu kanaatine varılması hâlinde verilir ve borçluya genel mahkemede borçtan kurtulma imkânı bırakır.
İlama dayanan alacak için ilamsız takip yapıp itirazın kaldırılması istenebilir mi?
Yargıtay İBHGK E.2017/2 K.2017/3 (26.05.2017) kararının gerekçesinde, İİK m.68/1'de ilam ve ilam niteliğindeki belgelere yer verilmediği ve bunun ilama dayalı ilamsız takip yapılamayacağına ilişkin kanun koyucu iradesini gösterdiği belirtilmiştir. Bu nedenle ilamlı alacak için doğru yol ilamlı icradır.
İmzayı inkâr eden borçlu itirazın geçici kaldırılması duruşmasına katılmak zorunda mı?
Evet. İİK m.68/a uyarınca takibi yapan icra dairesinin yetki çevresindeki borçlu, mazeretini önceden bildirip belgelendirmediği takdirde duruşmada bizzat bulunmak zorundadır. Yetki çevresi dışındaki borçlu için istinabe yoluyla isticvabına karar verilirse aynı yükümlülük doğar.
İtirazın kaldırılmasından sonra borçlunun mal beyanı süresi nedir?
İİK m.75'e göre itirazının kesin veya geçici olarak kaldırılmasına karar verilen borçlu, kararın tebliğinden itibaren üç gün içinde mal beyanında bulunmak zorundadır. Karar borçlunun yüzüne karşı verilmişse süre tefhimden başlar.
- #itirazın kaldırılması
- #İİK m.68
- #İİK m.68/a
- #ilamsız takip
- #icra mahkemesi
- #imza itirazı