İİK m. 89 Haciz İhbarnameleri: 89/1-2-3 Aşamaları, İtiraz Süreleri ve Güncel Yargıtay Çizgisi
Üçüncü kişiye gönderilen haciz ihbarnamelerinde aşamalar, itiraz süreleri ve zimmet karinesinin sonuçları güncel Yargıtay kararları ışığında ele alınmaktadır. Yazıda alacaklı ve üçüncü kişi vekilleri için usul hataları, şikayet sınırları ve sıra cetveline etkiler de değerlendirilmektedir.
Borçlunun üçüncü kişilerdeki alacak ve mallarına ulaşmanın en sık kullanılan yolu İİK m. 89 kapsamındaki haciz ihbarnameleridir. Bankalar, işverenler, ticari muhataplar ve kamu kurumları her gün yüzlerce 89/1 ihbarnamesi alır. Bu ihbarnamelerin önemli bir kısmı ise usule aykırı çıkarıldığı ya da üçüncü kişi tarafından süresinde ve doğru mercie itiraz edilmediği için uyuşmazlığa dönüşür. Alacaklı vekili açısından mesele, zimmet karinesini doğru aşamada kurup üçüncü kişiyi gerçekten takip borçlusu konumuna getirebilmektir. Üçüncü kişi vekili açısından ise yedi günlük sürenin kaçırılmaması ve itiraz edilemeyen hususlarda hangi yola başvurulacağının bilinmesi belirleyicidir. Aşağıda süreç aşama aşama ele alınmakta, güncel Yargıtay kararlarıyla birlikte uygulamada en çok hata yapılan noktalar değerlendirilmektedir.
Haciz ihbarnamesinin konusu ve içeriği
İİK m. 89/1, hamile ait olmayan veya ciro edilebilir bir senede dayanmayan alacakların, sair talep haklarının ve borçlunun üçüncü kişi elindeki taşınır mallarının haczinde uygulanır. Kıymetli evraka bağlı alacaklar bu rejimin dışındadır; bunların haczi senedin kendisi üzerinden yapılır.
İcra müdürü ihbarnamede üçüncü kişiye iki temel uyarıda bulunur. Borçlu konumundaki gerçek veya tüzel kişiye, bundan böyle borcunu ancak icra dairesine ödeyebileceği ve takip borçlusuna yapacağı ödemenin geçerli olmayacağı bildirilir. Malı elinde bulunduran kişiye ise malı yalnız icra dairesine teslim edebileceği, aksi hâlde malın bedelini icra dairesine ödemek zorunda kalacağı bildirilir. Kanun ayrıca ihbarnamede m. 89'un 2, 3 ve 4. fıkra hükümlerinin de üçüncü kişiye bildirilmesini emreder. Bu, uygulamada şekli bir ayrıntı gibi görülse de ihbarnamenin geçerliliği bakımından önemlidir. İtiraz hakkını, süresini ve itiraz etmemenin sonuçlarını göstermeyen bir ihbarname, üçüncü kişi aleyhine karine kurulmasına elverişli değildir ve şikayet konusu yapılabilir.
Uygulamada en ağır sonuç tebliğden sonra yapılan ödemelerde ortaya çıkar. Tebliğden sonra takip borçlusuna ödeme yapan üçüncü kişi, bu ödemeyi icra dairesine karşı ileri süremez ve çifte ödeme riskiyle karşılaşır. Bu nedenle işveren ve banka müvekkillerinde tebliğ anının iç süreçlere hızla aktarılması gerekir.
Birinci haciz ihbarnamesi (89/1) ve yedi günlük itiraz
Süre ve merci
İİK m. 89/2'ye göre üçüncü kişi, ihbarnamenin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde itirazını icra dairesine yazılı veya sözlü olarak bildirmek zorundadır. İtirazın mercii icra mahkemesi değil, icra dairesidir. Sözlü itiraz mümkün olsa da ispat güçlüğü yaratmamak için yazılı ve tarihli bir dilekçenin dosyaya sunulması, sözlü itiraz yapılmışsa da tutanağa geçirildiğinin kontrol edilmesi gerekir.
İtiraz sebepleri
Kanun itiraz sebeplerini şöyle sayar:
- Borcun bulunmaması veya malın üçüncü kişinin elinde olmaması,
- Borcun ihbarnamenin tebliğinden önce ödenmiş olması,
- Malın tebliğden önce tüketilmiş ya da kusursuz olarak telef olmuş olması,
- Malın borçluya ait olmaması,
- Malın üçüncü kişiye rehnedilmiş olması,
- Alacağın borçluya veya onun gösterdiği yere ödenmiş olması.
Metindeki "gibi bir iddiada ise" ifadesi, sayımın sınırlı olmadığını gösterir. Örneğin alacağın henüz muaccel olmadığı, kısmen mevcut olduğu ya da başka bir haczin önceliği gibi hususlar da itiraz içeriğine konabilir. Kısmi borç varsa kısmi itiraz yapılmalıdır. Genel bir "borcumuz yoktur" beyanı, gerçekte kısmi borç bulunan durumlarda ileride sorumluluk riski doğurabilir.
Zimmet karinesi ve 89/2 ile 89/3 aşamaları
İİK m. 89/3'e göre süresinde itiraz etmeyen üçüncü kişi bakımından mal elinde veya borç zimmetinde sayılır. Bu durum, süresinde itiraz edilmediği ve bu nedenle malın elinde ya da borcun zimmetinde sayıldığı ikinci bir ihbarname ile üçüncü kişiye bildirilir. Uygulamada bu ihbarname 89/2 ihbarnamesi olarak anılır. Üçüncü kişi bu ihbarnameye on beş gün içinde itiraz edebilir. Bu aşamada da itiraz edilmezse, zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya elinde sayılan malı teslime zorlanacağı ayrıca bildirilir. Bu bildirim de uygulamada 89/3 ihbarnamesi olarak adlandırılır. Üçüncü kişinin bu noktadan sonra başvurabileceği yol, icra mahkemesinde menfi tespit davasıdır. Karine üçüncü kişi aleyhine işlediğinden, borçlu olmadığını ispat yükü de onun üzerindedir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2024/437 K.2025/590 (01.10.2025) sayılı kararında, 89/1 ihbarnamesinin amacının haczin üçüncü kişiye duyurulması olduğunu vurgulamıştır. Kurul, yedi gün içinde itiraz etmeyen üçüncü kişinin, ihbarname ile istenen alacak miktarını takip borçlusuna borçlu olduğunu kabul etmiş sayılacağını ayrıntılı biçimde açıklamış ve yerel mahkeme kararını bozmuştur. Karinenin kapsamı ihbarnamede istenen miktarla sınırlıdır. Bu nedenle ihbarnamede miktarın açıkça yazılması alacaklı açısından zorunludur.
Alacaklı vekillerinin en sık hatası, yalnız 89/1 tebliğine itiraz edilmemesini yeterli sayarak üçüncü kişiyi doğrudan takip borçlusu gibi işleme tabi tutmaktır. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2024/8097 K.2025/1920 (04.03.2025) sayılı kararında, 89/1 ihbarnamesine itiraz edilmemesinin üçüncü kişinin takibe borçlu sıfatıyla eklenmesi için yeterli olmadığını belirtmiştir. Daireye göre bunun için 89/2 ihbarnamesinin ve 89/3 bildiriminin de üçüncü kişiye yapılması gerekir. Kademelerden biri atlanarak üçüncü kişinin hesaplarına veya mallarına haciz uygulanması, şikayet yoluyla iptal riski taşır.
İhbarnamenin yeniden tebliği
Alacaklının talebiyle aynı üçüncü kişiye 89/1 ihbarnamesinin yeniden gönderilmesi de sorun yaratabilir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2022/7814 K.2023/530 (26.01.2023) sayılı dosyasında şu olaylar yaşanmıştır:
- İlk 89/1 ihbarnamesi tebliğ edilmiş, üçüncü kişi süresinde itiraz etmemiştir.
- Ardından 89/1 ve 89/2 ihbarnameleri aynı gün yeniden tebliğ edilmiş, üçüncü kişi bu kez itiraz etmiştir.
- İcra müdürlüğü, alacaklının 89/3 bildirimi yapılması talebini reddetmiştir.
- İlk derece mahkemesi, yeniden tebliğle itiraz hakkının yeniden doğduğu gerekçesiyle alacaklının şikayetini reddetmiştir.
Daire bu kararı bozmuştur. Bozma sonucu, ilk tebliğe süresinde itiraz edilmemesiyle doğan zimmet karinesinin, sonradan aynı içerikte ihbarname gönderilmesiyle kendiliğinden ortadan kalkmayacağı yönünde değerlendirilebilir. Yine de alacaklı vekili açısından en güvenli yol, gereksiz yere 89/1 tekrarı talep etmemek ve karine doğduktan sonra doğrudan 89/2 aşamasına geçmektir.
Süresinde itirazın sonucu: haciz doğmaz
Üçüncü kişi süresinde itiraz ettiğinde icra dairesi itirazın doğruluğunu inceleyemez ve üçüncü kişiyi ödemeye zorlayamaz. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2025/3047 K.2026/193 (15.01.2026) sayılı kararında, süresinde itiraz hâlinde usulüne uygun bir haczin varlığından söz edilemeyeceği vurgulanmıştır. Daireye göre üçüncü kişinin elinde gerçekte borçluya ait para veya mal bulunsa ve itiraz gerçeğe aykırı olsa bile durum değişmez. Alacaklının hakları ise ancak İİK m. 89/4 ve devamında öngörülen yollarla korunabilir. Karar bir sıra cetveline itiraz davasında, emekli ikramiyesi üzerindeki haczin geçerliliği tartışılırken verilmiştir.
Bu tespitin sıra cetveli bakımından sonucu önemlidir. Üçüncü kişinin süresinde itiraz ettiği bir 89/1 ihbarnamesine dayanan alacaklı, o alacak üzerinde "hacizli alacaklı" sıfatına dayanarak paylaşımdan pay isteyemez. Sıra cetveline itirazlarda, karşı tarafın haczinin hangi ihbarnameye dayandığının ve o ihbarnameye itiraz edilip edilmediğinin dosyadan tek tek kontrol edilmesi gerekir.
Üçüncü kişinin şikayet hakkının sınırları
Üçüncü kişi takibin tarafı değildir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2024/8097 K.2025/1920 (04.03.2025) sayılı kararında bu durumun sonuçları açıkça ortaya konmuştur. Daireye göre üçüncü kişi ancak 89/1 ihbarnamesine süresinde itiraz edebilir ve ihbarnamenin usule ve yasaya aykırılığını ileri sürerek iptalini şikayet yoluyla isteyebilir. Buna karşılık, takip dayanağı çekin zamanaşımına uğradığı gibi takip borçlusuna ait itiraz ve şikayet sebeplerine dayanarak icranın geri bırakılmasını talep edemez. Böyle bir istemin esasa girilmeden, şikayet hakkı yokluğu (aktif husumet) nedeniyle usulden reddi gerekir.
Üçüncü kişi vekili, dilekçede takip borçlusunun savunmalarını değil, ihbarnamenin kendi usulsüzlüklerini öne çıkarmalıdır. Bunlar arasında eksik içerik, m. 89'un 2, 3 ve 4. fıkralarının bildirilmemesi, kademelerin atlanması ve miktarın belirsizliği sayılabilir.
Malın borçluya ait olmadığı iddiası ve istihkak
"Malın borçluya ait olmadığı" iddiası m. 89 kapsamında bir itiraz sebebidir. Ancak üçüncü kişi mal üzerinde kendisi için mülkiyet veya başka bir ayni hak iddia ediyorsa, istihkak hükümleri de devreye girer. İİK m. 99'a göre haczedilen mal, ayni hak iddia eden üçüncü kişinin elindeyse ve bu kişi yediemin olmayı kabul ederse mal muhafaza altına alınmaz. İcra müdürü alacaklıya, icra mahkemesinde istihkak davası açması için yedi gün süre verir. Süresinde dava açılmazsa üçüncü kişinin iddiası kabul edilmiş sayılır. Açılan dava sonuçlanıncaya kadar mal satılamaz.
İİK m. 96 ise haczi öğrenen borçlu veya üçüncü kişinin, öğrenme tarihinden itibaren yedi gün içinde istihkak iddiasında bulunmazsa aynı takipte bu hakkı kaybedeceğini düzenler. Bu nedenle 89/1 ihbarnamesi alan ve elindeki malın kendisine ait olduğunu düşünen üçüncü kişi, itirazında bu iddiayı açıkça istihkak iddiası olarak da nitelendirmelidir. Böylece hem m. 89 itirazı hem de m. 96 kapsamındaki yedi günlük süre birlikte korunmuş olur.
İhtiyati haciz aşamasında haciz ihbarnamesi
İhtiyati haciz kararının infazında da üçüncü kişilere m. 89 ihbarnamesi gönderilir. İİK m. 262'ye göre icra dairesi ihtiyati haciz tutanağının suretini üç gün içinde, gerekiyorsa üçüncü kişiye de tebliğ eder. İİK m. 265/2 uyarınca menfaati ihlal edilen üçüncü kişi, ihtiyati haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde haczin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebilir. Bu itiraz, m. 89 kapsamındaki borç itirazından farklıdır: biri ihtiyati haciz kararını veren mahkemeye, diğeri icra dairesine yapılır ve ikisi birbirinin yerine geçmez. İtiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yolu açıktır. Bölge adliye mahkemesinin kararı kesindir ve istinaf başvurusu ihtiyati haczin icrasını durdurmaz.
Geçici hukuki koruma kararlarına karşı kanun yolunun sınırlı tutulması konusunda Yargıtay İBHGK E.2013/1 K.2014/1 (21.02.2014) sayılı kararı, ihtiyati tedbir taleplerine ilişkin itiraz kararlarına karşı temyiz yolunun kapalı olduğuna hükmetmiştir. Ticari uyuşmazlıklarda ise TTK m. 1358 yetkili mahkemeyi belirler. Esas dava açılmadan önce ihtiyati haciz kararını veren mahkeme, esas dava Türkiye'de açılmışsa o mahkeme yetkilidir. Aynı mahkemeler istihkak iddiaları ve teminata ilişkin başvuruları da karara bağlar.
Aşamaların karşılaştırması
| Aşama | Üçüncü kişinin yapacağı işlem | Süre ve merci | Sessiz kalmanın sonucu |
|---|---|---|---|
| 89/1 ihbarnamesi | Borç veya mal yokluğu, önceden ödeme, rehin gibi itirazlar | Tebliğden itibaren 7 gün, icra dairesi | Borç zimmette, mal elde sayılır |
| 89/2 ihbarnamesi | Zimmet karinesine itiraz | Tebliğden itibaren 15 gün, icra dairesi | Ödemeye veya teslime zorlanacağı bildirilir |
| 89/3 bildirimi | Menfi tespit davası (ispat yükü üçüncü kişide) | İcra mahkemesi | Üçüncü kişi hakkında cebri icra |
| İhtiyati haciz | Sebeplere veya teminata itiraz (İİK m. 265/2) | Öğrenmeden itibaren 7 gün, kararı veren mahkeme | Haciz devam eder |
Uygulamada dikkat: kontrol listesi
Alacaklı vekili için
- 89/1 ihbarnamesinde istenen miktarın, m. 89/1'deki uyarıların ve 2, 3, 4. fıkra hükümlerinin yer aldığını kontrol edin.
- Tebliğ tarihini tebligat mazbatası veya elektronik tebligat kaydından teyit edin; yedi günlük süreyi bu tarihten itibaren hesaplayın.
- İtiraz yoksa 89/1'i tekrarlatmayın, 89/2 talebinde bulunun. Ardından 89/3 bildirimi yapılmadan üçüncü kişi hakkında cebri işlem talep etmeyin.
- Süresinde itiraz edilmişse, icra dairesinden işlem beklemek yerine İİK m. 89/4 ve devamındaki yolları değerlendirin.
- Sıra cetvelinde, rakip alacaklıların haczinin itiraz edilmiş bir ihbarnameye dayanıp dayanmadığını inceleyin.
Üçüncü kişi vekili için
- Yedi günlük süreyi kaçırmayın. İtirazı icra dairesine yapın, icra mahkemesine verilen dilekçe süreyi korumayabilir.
- Kısmi borç varsa kısmi itiraz edin; rehin, önceden ödeme ve istihkak iddialarını ayrı ayrı ve açıkça yazın.
- Mülkiyet iddiası varsa itirazı İİK m. 96'daki yedi günlük istihkak süresini de koruyacak şekilde kurun.
- Takip borçlusuna ait zamanaşımı ve borca itiraz gibi savunmalara dayanmayın. Şikayeti ihbarnamenin usulsüzlüğüyle sınırlı tutun.
- Tebliğden sonra takip borçlusuna ödeme veya teslim yapılmamasını müvekkilin muhasebe ve operasyon birimlerine yazılı olarak bildirin.
Sonuç
İİK m. 89 süreci, kademeleri birbirine bağlı ve sürelere sıkı biçimde tabi bir yapıdır. Güncel Yargıtay kararları iki noktada nettir. İlki, 89/1 ihbarnamesine süresinde itiraz edilmesinin geçerli bir haczin doğmasını engellemesidir; itiraz gerçeğe aykırı olsa bile sonuç değişmez. İkincisi, itiraz edilmemesi tek başına üçüncü kişiyi takip borçlusu hâline getirmez; 89/2 ve 89/3 aşamalarının eksiksiz tamamlanması gerekir. Üçüncü kişinin şikayet hakkı ise ihbarnamenin kendi hukuka aykırılıklarıyla sınırlıdır. Dosyada sonucu çoğu zaman tebliğ tarihinin, itiraz merciinin ve aşama sırasının doğru kurulması belirler.
Yararlanılan kaynaklar
Mevzuat
- İİK m.89
- İİK m.99 (B – Üçüncü şahsın zilyetıği)
- İİK m.96
- İİK m.262 (Zabıt tutma ve haciz tutanağının tebliği)
- İİK m.265 (İhtiyati haciz kararına itiraz ve temyiz)
- TTK m.1358
Yargı kararları
- Hukuk Genel Kurulu E.2024/437 K.2025/590
- 12. Hukuk Dairesi E.2024/8097 K.2025/1920
- 12. Hukuk Dairesi E.2022/7814 K.2023/530
- 6. Hukuk Dairesi E.2025/3047 K.2026/193
- Yargıtay İBHGK E.2013/1 K.2014/1 (21.02.2014) — RG 17.04.2014/28975
Sık sorulan sorular
89/1 haciz ihbarnamesine itiraz süresi ne kadardır ve nereye yapılır?
İİK m. 89/2 uyarınca itiraz, ihbarnamenin tebliğinden itibaren yedi gün içinde yapılır. İtiraz icra dairesine yazılı veya sözlü olarak bildirilir. Mercii icra mahkemesi değil icra dairesidir.
89/1'e itiraz edilmemesi üçüncü kişiyi takip borçlusu yapar mı?
Tek başına yapmaz. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2024/8097 K.2025/1920 (04.03.2025) sayılı kararına göre üçüncü kişinin takibe borçlu sıfatıyla eklenebilmesi için 89/2 ihbarnamesinin ve 89/3 bildiriminin de tebliğ edilmesi gerekir.
Üçüncü kişi süresinde itiraz ederse alacaklı ne yapabilir?
Süresinde itiraz hâlinde usulüne uygun bir haciz doğmaz ve icra dairesi üçüncü kişiyi ödemeye zorlayamaz. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2025/3047 K.2026/193 (15.01.2026) sayılı kararına göre itiraz gerçeğe aykırı olsa bile durum değişmez. Alacaklının hakları İİK m. 89/4 ve devamındaki yollarla korunur.
Haciz ihbarnamesi alan üçüncü kişi takibin zamanaşımına uğradığını ileri sürebilir mi?
Süremez. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2024/8097 K.2025/1920 (04.03.2025) sayılı kararına göre üçüncü kişi yalnız 89/1 ihbarnamesine itiraz edebilir ve ihbarnamenin usulsüzlüğünü şikayet yoluyla ileri sürebilir. Zamanaşımına dayalı icranın geri bırakılması talebi, aktif husumet yokluğundan usulden reddedilmelidir.
- #İİK m. 89
- #haciz ihbarnamesi
- #üçüncü kişi itirazı
- #zimmet karinesi
- #icra hukuku
- #sıra cetveli